neden hep pencerede bekleyince daha çabuk gelir sanır o bekleyenler....
neden o kaldırımlarda yüzlerini göremediğim insanlardan biri sanırım seni sen bilmezsin....
bilmezsin nasıl olur insan
nasıl olur aysız gece yalnızken....
üşüdüğünü sanırsın aniden,
ağladığını duyarsın birinin içinde hıçkırarak sessizce....
Hafif mide bulantısıyla uyandım bu sabah.Hafif kalp çarpıntısı da cabası...Hiç uyanmasaydım dedim kendi kendime...Keşke uyanmasaydım...Yine rüyamdaydın.Her geceki gibi...Yine süslemiştin rüyamı...Ama bu sefer bir değişikti sanki...Bu sefer seni gerçekten özlediğimi kendi kendime itiraf ettim.Utandım.Biraz da acizliğime üzüldüm aslında.Daha sonra da uzun uzun gördüğüm rüyamı düşünmeye başladım.Ne de güzeldi ama...Her seferinde uzaktan görüyordum seni.Tam uzanırken sana ellerim bitiyordu rüyam...Bu sefer böyle olmadı.Sıkı sıkı sarıldım sana.Sa
Gaiblerden bir ses geldi: Bu adam,
Gezdirsin boşluğu ense kökünde!
Ve uçtu tepemden birdenbire dam;
Gök devrildi, künde üstüne künde...
Pencereye koştum: Kızıl kıyâmet!
Dediklerin çıktı ihtiyar bacı!
Sonsuzluk, elinde bir mâvi tülbent,
Ok çekti yukardan, üstüme avcı.
Ateşten zehrini tattım bu okun,
Bir anda kül etti can elmasımı.
Sanki burnum, değdi burnuna "yok"un,
Kustum öz ağzımdan kafatasımı.
Bir bardak su gibi çalkandı dünyâ;
Söndü istikamet, yıkıldı boşluk.
Al sana hakikât, al sana rûyâ!
Seni seviyordum ve senin haberin yoktu.
Saçlarını izliyordum uzaktan, kulağının arkasına
düşüşü ve burnun herkesten başkaydı işte.
Güldüğün zaman yukarıya bakardın. Yukarı kalkan
başın ve gülen gözlerin vardı, ne güzeldiler...
Sen bilmiyordun, ben seni seviyordum.
Kalbime sığmıyordu aklımdan geçenler. Duvarlara,
vitrin camlarına kaldırımlara çarpıyordu. Geri dönüyordu
Tutsak olduğun her yarım kalmışlığında bir damla ateş olsan,
düştüğün her yerde bir kıvılcım bırakacaksın .
Bu da seni duygusal anlamda yüz binlerce parçaya bölmeye yetecek .
Sonraları bir gün gelecek ve sen bir meşale yakmaya çalışacaksın ;
ancak elinde kalan bir tortu ateş parçası o meşaleyi yakmaya yetmeyecek .
Önemsiz diye geride bırakıp gittiğin o minik kıvılcımların önemini
sezeceksin ve ömrünün kalan yüzünü onları toplamaya adayacaksın .
Bir gün toplamış olup , elinde kocaman alevler ile gelmiş olsan da
Sevdiğin kadar yaşarsın bu hayatta. Hayata sadece sevdiğin zamanlarda dokunursun. Toplu iğne bile batınca farklı acıtır sen severken. Severken insan yaşamaktan başka bir tad alır. Sevmediğin zamanlarda sadece nefes alırsın. Sanki emanet bedenini seveceğin zamanlara taşımak ister gibi zaman öldürürsün. Günler geçsin istersin, ama günler neden geçer bilmezsin. Sevmek hayatı anlamlı kılar.
Bir ömür seninle başbaşa kalsak
Hayatı beraber koşsak ne olur
Bütün yıldızları bir bir dolaşsak
Zamanı beraber aşsak ne olur
Şarkılar söylesek aşkın dilinden
Nağmeler dinlesek seher yelinden
Bahar yağmuruyla duygu selinden
Gönül ırmağına taşsak ne olur
Dudaktan dudağa bir şiir gibi
Gönülden gönüle bir nehir gibi
Yıldızlara hasret bir şehir gibi
Derin uykulara dalsak ne olur
Kuşlar gibi geçip tüm hudutlardan
Selamlar iletsek ak bulutlardan
Kovup elemleri şen duygulardan
Sonsuz mutlulukla coşsak ne olur
[color=deeppink][b]Sadece bunu söyleyip susmak isterdim... Ebediyyen susmak. Çünkü canım
acıyor... Konuştukça, arzuladıkça, özledikçe, en kötüsü yaşadıkça canım
acıyor."
Ruhumu yaktıktan sonra şimdi de damarlarımda dolaşan SENSİZLİĞİN etimi yakan
acısını mı? O acıyı uyutsun diye sığındığım, ama sevgini orada da hep ama
hep kaybettiğim soğuk rüyalarımı mı? Odamın tavanındaki yoksulluğumu ve
kimsesizliğimi harç yapıp içine doldurduğum o derin, o sonsuz çatlakların
günlerden ne hatırlamıyordum..
ne zaman gözümü açsam geceye denk geliyorum..
günlerdir gündüzlerime ne oldu diye düşünürken...
aklıma sen düştün yine..
...Kimsenin tanımadığı Bir sahil lokantasında.. tanımadık insanlara seni fısıldıyordum.. oysaki..
..oysaki ben kurduğun bütün tuzakları tapınak bildim..nereye düşürdüysen gülmelerini..hep sana getirdim....dizlerimde gülen yaralarım...
sen değil ben hep kendimi yaraladım..
[b]Giden ve dönmeyen, bilen ve asla bildiklerinden şaşmayan,
IMKANSIZ ASK
Biliyordum bu Ask' in imkansiz oldugunu,
Yinede yitirmek istemiyordum umudumu.
Simdi ayriyiz ve kalbim hala senin icin carpiyor.
Unutabilmek icin seni, cok sey denedim inan,
Ama kahretsin iste, olmadi, unutamadim
Aci cekiyorum, her gün ölüyorum
,[url=http://www.plus80.com]
[b]Alışsaydım farklı olurdum inan, alışsaydım sensizliğe daha mutlu olurdum.Amadeğilim, yanıyor içim.Ve hiçbir yağmur söndüremiyor bu yangını... Bir umut bekliyorum kendi kendine sönsün diye. Ah anlasaydın beni, ah bilseydin seni ne kadar çok sevdiğimi.Şimdi yanan, yüreğim değil aşk ateşi olurdu.Vazğeçtim beklemekten gelmeyeceksin. Ne acı bir gerçek.Kimi koyayım yerine kiminle avutayım kendimi? Kimi sen sayayımda sarılayım boynuna? kimin dudaklarını öpeyim?

Is/Sızımdın sen . . .
Köhne bir aşkın kırıklarını toplarken bulmuştum seni.
Ve seni bulmuşken tam da , kendimi kaybetmiştim sende. Yüreğine yaslanmıştım küçücük yüreğimle.
İmkan/Sızımdın sen. . .
Sızımdın, imkansızdın . . .
Geldiğinde yağmur vardı , ıslaktım.Düşlerime kelepçelenmiştim.D/üşüyordum.
Yağmur vardı. . . Islaktım.
Bir sızının tam ortasındaydın sen. . . ıs/Sızımdın...
Sana anlatmaya çalıştığım bütün gerçeklerimi yükleyip sırtıma
Ayağına toncarca ağır yük bağlayarak
Sevgimi aşkımı
Senli olan herşeyimi
Prangalarını açıp son veriyorum sana ...

[b]Kolay olmadı bunu yapmak inan
Dayanamadım ağladım
Bazen kendimden sakladım aşkımı
Korktum
Unutmam gerektiğini düşünüp salıverdim denize gönlümü ....
Korkma sakın
Seni çıkarttıktan sonra yüreğimden
Kimseler girmeye çalışamayacak
Hoşçakal bir veda değildir aslında!
Ayrılırken bir daha kavuşmak ümidiyle edilen bir dilektir.
Son veda değildir hoşçakal...
Bitmesini istemediğimiz ya da bitsinmi bitmesinmi diye emin olamadığımız şeylere bir ara vermektir aslında.
Bazen mecburidir hoşçakal, gitmek gerekir hoşçakal der insan ve gider.
Dönmeyeceğini ya da dönemeyeceğini bilse de insan hoşçakal der, sonkez olması umuduyla.
Hiç bir yürek hiç bir bünye alışkın değildir.
Dil varmaz asla elveda diyemez ki..
Son yorumlar
1 gün 2 saat önce
1 gün 22 saat önce
1 gün 22 saat önce
1 gün 22 saat önce
2 gün 5 saat önce
2 gün 5 saat önce
2 gün 11 saat önce
2 gün 21 saat önce
2 gün 21 saat önce
2 gün 21 saat önce