Best FM, KonuÅŸan Türkiye programı yorumcusu, Gazeteci Metehan DEMİR'in 12 Nisan 2006 Tarihli KöÅŸe Yazısı...
ÅžEHİT EŞİNE GÖKYÜZÜ DE SÖZ VERDİ...
Ne de güzel iki isimdir. Biri doÄŸunun, biri de batının kanını temsil eder. Yani, Türkiye'nin doÄŸusunu ve batısını. Yani, bir bütünlüÄŸü. Tıpkı, Åžehit Yarbay Alim Yılmaz'ın sanki ülkenin bütünlüÄŸü adına vermek istediÄŸi bu mesaj adına çocukları için uygun gördüÄŸü gibi isimler gibi.
Ankara Kocatepe'deki cenaze törenindeki görüntüler tüm Türkiye'yi aÄŸlattı. Orada dimdik duran Yarbayın eÅŸi Firdevs Yılmaz ve oÄŸulları Batıkan ile DoÄŸukan hiç aÄŸlamadılar. Çünkü, anne Firdevs Yılmaz, çocuklarına, 'PKK sevinmesin diye aÄŸlamayacaksınız' diye söz verdirmiÅŸti. Ama hiç bir zaman hafızalarımızdan çıkmayacak olan bir detay daha vardı. Bir ara, küçük olan Batıkan artık dayanamayıp, aÄŸlar gibi oldu ama annesi hemen devreye girdi: 'Bakmayın siz onun aÄŸladığına, ayakkabısı yeni de...ayağına vuruyor diye ondan aÄŸlıyor''
Ben başından beri gözlerimi Batıkan'ın gözlerinden hiç ayırmadım. Bazen dalıp ufku delen, bazen babası ile kendi kendine konuÅŸan Batıkan'ın bakışları bana ÅŸehit cenazelerini, oralarda onun gibi çocukları ve geride kalanları hatırlattı. Ama,bir ÅŸey daha vardı hatırladığım....Åžehit haberinin ailelere verilmesinin acısı.
Tıpkı, Åžehit Yarbay Alim Yılmaz'ın ailesinde olduÄŸu gibi ailelere ÅŸehit haberi vermek kolay deÄŸildir. Birlikten bir psikolog, bir doktor, bir hemÅŸire ve üst rütbeli bir subay hiçbirÅŸeyden haberi olmayan ailenin kapısını çalar. Gelen ekip içeriden bir ses duyar, 'Tamam anne, ben bakıyorum'. Bir kaç ayak sesinden sonra 10 yaÅŸlarında bir oÄŸlan çocuÄŸu kapıyı açar. Ekip, ne diyeceÄŸini bilemeden küçük çocukla gözgöze gelir. İçlerinden birinin aÄŸzından zar zor iki kelime dökülür: 'Annen evde mi?'
Garip bir ÅŸeyler olduÄŸu bellidir. Çocuk biraz ÅŸaşırmış halde içeri gider, 'Anne birileri geldi. Seni istiyorlar'. Anne, 'Hayırdır, oÄŸlum, bu saatte kim gelir ki bize, baban daha iÅŸte' diye yanıtlar. Koridordan daire kapısına giderken o yol kilometreler gibi gelir anneye. Kapıda ekiple gözgöze gelir. Zaten kim olduklarını da biliyordur. Belli belirsiz zar zor bir cümle ağızlardan çıkar: 'Vatan saÄŸolsun'. Gökleri yırtan bir çığlık, dizleri üzerine çöken bir anne ve koridordan koÅŸarak gelen oÄŸul. Gerisini siz biliyorsunuz.
Åžehit cenazelerinde 'yaÄŸmur yaÄŸarsa, gökler de aÄŸladı' denilir. Önceki gün Kocatepe'deki hepimizi aÄŸlatan cenaze töreninde de daha öncelerinde olduÄŸu gibi bekledim 'gökyüzü aÄŸlasın' diye. Ama bir damla yaÄŸmur yoktu. İçerledim gökyüzüne, 'nedir bu sessizlik' diye başımı göÄŸe kaldırdım. Ama o da öyle dimdik duruyordu ki. Belli ki, gökyüzü de, 'PKK sevinmesin diye aÄŸlamayacağım, oÄŸullarım da aÄŸlamayacak' dediÄŸi Åžehit Yarbay'ın eÅŸi Firdevs Yılmaz'a söz vermiÅŸti.
Cenazenin arkasından yürüyerek gözden kayboldular. Anne, 'artık sizinle bu yolda beraber yürüyeceÄŸiz' dercesine oÄŸullarının elllerinden sımsıkı tutuyordu. Firdevs Yılmaz, onların ellerini hiç bırakmayacak. Tıpkı, devletin onların ellerini hiç bırakmaması gerektiÄŸi gibi.
HoÅŸçakal Yarbay Alim Yılmaz. Biliyoruz ki, bu ülke eÄŸer hala ayakta kalabiliyorsa, bu senin gibi adı sanı ÅŸimdiye kadar hiç duyulmayan ve hiç konuÅŸmayan çok az sayıda kahramanın sayesinde olabiliyor'. Rahat uyu. ***
**gülebildiÄŸimiz kadar aÄŸlamayı da bilmeliyiz**
|
2 saat 58 saniye önce
9 saat 58 dakika önce
10 saat 5 dakika önce
10 saat 6 dakika önce
10 saat 9 dakika önce
10 saat 9 dakika önce
12 saat 58 dakika önce
16 saat 27 dakika önce
17 saat 37 dakika önce
17 saat 41 dakika önce