Mizah

GERÇEK TIP 3

GERÇEK TIP 3
gladyator tarafından Salı, 3 Haziran, 2008 - 09:02 tarihinde gönderildi

gladyator kullanıcısının resmi

DOĞAL İLAÇLAR
"Allah Teala Hazretleri hastalığı da ilacı da indirmiştir.
Ve her hastalığa bir ilaç varetmiştir. Öyleyse tedavi olun.
Ancak haram olan şeyle tedavi olmayın."
Hadis-i Åžerif
Tabib Allah Teala'dır. Her ne kadar sen, başkalarının bulduğu bazı ilaçlarla tedavi etsen de.
Hadis-i Åžerif
"Ölüm dışında hiçbir hastalık yoktur ki çörek otunda onun için bir deva bulunmasın."
Hadis-i Åžerif
Acı kavun Ecballium elaterium
(Cırlatan kavunu, Ebu Cehil kavunu, Çakal kavunu, Eşek hıyarı)
Kabuk ve çekirdekleri çok zehirlidir. Asıl kullanılacak kısmı ise, suyu ve etli kısmıdır. Olgunlaşmamış, daha yeşil iken toplanırsa, zehirli, ishal edici ve kusturucudur. Kurutulmuş ve öğütülmüş kabuğun 1 gramı, tohumunun yarım gramı, ya da kökünün 2 gramı yutulursa, öldürücü olabilir. Bir dal üzerinde bir tane bulunursa, daha da zehirli olur. Zehirleyici maddesini za¬yıflatmak için bal veya şeker ile karıştırılmalıdır. Hem tazesi hem kurusu ilaç olarak kullanılabilir. Acı kavunun suyu, meyvesi (çekirdeksiz), yaprak¬ları ve kökü kurutulur ve saklanır. Acı kavun suyu, yapraklarının suyundan daha kuvvetlidir. Sararmış ve olgunlaşmış acı kavunlar en iyisidir. Acı ka¬vunun suyu mükemmel bir temizleyici ve eritici olup, derin tabakalarda de¬polanan ve yıllarca saklanan fazlalıkları ve zararlı maddeleri söküp dışarı

atar. Felce, kaşıntıya, karaciğer hastalıklarına, hatta siroza, böbrek ve me¬sane hastalıklarına, romatizma, gut ve kadın hastalıklarına çok iyi gelir. Kan ve safrayı inceltir,- baş ağrısını ve migreni geçirir. Yılan ve akrep sok¬masına karşı panzehirdir. Fakat hamilelerin kullanması önerilmez çünkü ce¬ninin düşmesine sebep olur.
Acı kavun ağız yoluyla, vajinaya koyularak, kulağa damlatarak, buruna çekilerek veya cilde sürülerek kullanılır:
v3 2/3 oranında zeytinyağı, 1/3 oranında acı kavun suyu karıştırılıp kısık ateşte acı kavun suyu buharlaşana kadar kaynatılır. Bu yağdan kulağa 3-5 damla damlatılırsa, kulak ağrılarına ve çınlamasına iyi gelir.
V 50 gr. taze acı kavun kökü ince kesilir ve 500 gr. su ile kısık ateşte 5
dakika kaynatılır. 15 dakika beklettikten sonra süzülür ve bir çorba ka¬
şığı bal ile karıştırılır. Hergün bu suyun 150 gramı gün boyu yudum
yudum içilirse hepatit ve siroz hastalığına, ağrı-sızıya, kan pıhtılaşma¬
sına, fil hastalığına çok iyi gelir.
70 v3 Acı kavunun içi boşaltılır, içine bal doldurulur. Üstünü kapatacak ka-
dar su konarak kısık ateşte 15 dakika kaynatılır. 7-10 gün boyunca, 3 taneden başlayıp artırarak hergün 5 tane aralıklarla yenirse, ruh hasta¬lıklarına ve saraya iyi gelir.
V Acı kavun ve sirke yarıyarıya kaynatılıp gargara yapılırsa, diş ağrısını
azaltır, diş etlerini kuvvetlendirir, diş çekimini kolaylaştırır.
y 14 gün boyunca her gün 5 tane acı kavun yaprağı 1 bardak su ile kısık ateşte 3 dakika kaynatılır. Soğuyunca bal veya şekerle tatlandırılıp yu¬dum yudum içilse veya hergün cilde 6-10 tane acı kavunun suyu sürü¬lüp ovuşturulsa sinir, eklem, siyatik, gut ve kulunç ağrılarına, böbrek ve idrar yollarına iyi gelir. Fil hastalığı ve cüzzamın ilerlemesini dur¬durur.
@ Acı kavun yapraklan dövülür, ateşli şişliklere sarılır ve üzeri yağlı ka¬ğıt ile kapıtılarak sabitleştirilir ve 5-6 saat bekletilirse şişlikleri olgun-laştırıp çözer. Urlara uygulanırsa, urları küçültür. Ciltteki lekeleri gi¬derir, felce ve yüz felcine çok iyi gelir.
vğ Kurutulmuş acı kavunun kökü öğütülür ve arpa veya çavdar unu ile cı¬vık bir hamur yapılır. Bu hamur eklem ve göğüs şişliklerine sarılır, üze-

rine yağlı kağıt yapıştırılır ve bezle sabitleştirilip 12-24 saat bekletilir.
ğ Acı kavunun 100 gr. kuru meyvesi alınır 500 gr. su ile (200 gr. su + 300 gr. doğal sirke karışımıyla daha da etkili olur) kısık ateşte 15 da¬kika kaynatılır ve biraz soğutularak süzülür. Daha sonra bu suyla bir bez ıslatılarak, ağrıyan eklemlere sarılır ve 4-5 saat bekletilir.
CJ Acı kavun suyunun, su veya süt ile yarıyarıya karışımı avuç içine dökü¬lür ve başı öne doğru eğik tutarak, genize kadar bir defa çekilir,- 3-4 sa¬niye bekledikten sonra bırakılır. Yarım saat-4 saat sonra hapşırma ve şiddetli bir şekilde burun akıntısı başlayıp 1-3 gün sürebilir. Kronik olan baş ağrısını, migreni, sinüziti, beyin damarlarındaki tıkanıklığı ve kireçlenmeyi, ciltteki ve gözlerdeki sarılığı giderir.
Acı kavunun miktarı kişinin bünyesine göre değişir. Genelde, kan gru¬bu "0" ve "B" olanlar acı kavuna çabuk ve şiddetli tepki verirler. Onlar acı kavun suyunun su veya süt ile yarıyarıya karışımını kullanabilirler. Akıntı başlar fakat yeterli miktarda değilse, 2/3 acı kavun suyu + 1/3 su karışımı,-bu da yeterli gelmezse 3/4 acı kavun suyu + 1/4 su karışımı denenebilir. Fa¬kat kan grubu "A" olanların mizacı acı kavuna çok uygundur. Bu sebepten onlar başlangıçta 3/4 acı kavun suyu + 1/4 su karışımını sonra da saf acı ka¬vun suyunu kullanabilirler.
Kan grubu "AB" olanlar ise çok farklı tepki gösterebilir. Onlar aynı so¬nuca ulaşmak için acı kavun miktarını birkaç defa deneyerek ve kademeli olarak yükselterek kullanmalıdırlar. En küçük dozdan (1/3 acı kavun suyu + 2/3 su) başlamalı ve bir-iki gün ara ile, etkili dozu bulana kadar deneme¬ye devam etmeliler. Denemelerin arası mutlaka 1 -2 gün olmalıdır.
vğ 2 çorba kaşığı ısırganotu tohumu + 1 çorba kaşığı hardal tohumu öğütülür. 2 çorba kaşığı yeni sıkılmış acı kavun suyu + 200 gr. bal ile iyice karıştırılır. Günde 2-3 defa 1 tatlı kaşığı yutulur. Mükemmel bir balgam söktürücüdür ve akciğerleri temizler.
v1 Acı kavun yapraklarının suyu tülbentten süzülerek veya 1/3 acı kavun suyu + 2/3 su karışımı 1-2 damla kulaklara damlatılır. Kulakları te¬mizleyip, ağrısını giderir.
vğ 1 tatlı kaşığı acı kavun suyu + 1 tatlı kaşığı bal + 2 tatlı kaşığı zeytin¬yağı karışımı şişmiş bademciklere sürülür.

ğ 1 çay kaşığı öğütülmüş çörekotu + 2 çay kaşığı taze sıkılmış acı ka¬vun suyu + 1 çay kaşığı bal karışımı küçük bir bez parçasına sarılır ve uykudan önce vajinaya (rahim ağzına yakın) koyulur ve sabaha kadar bekletilir. Adet kanamalarını söktürür, rahmi temizler ve damarları açar. (Bu işlem hamilelere yapılmaz!)
V 30 gr. kum veya 100 gr. taze acı kavun kökü ince kesilir, 1 litre su ile
kısık ateşte 15 dakika kaynatılır ve süzülür. Sonra bu sudan 100 gr.
alınır, 200 gr. bal şerbeti ile karıştırılarak gün boyunca yudum yudum
içilir. Buna 3 gün devam edilir. Ardından 3 gün ara verildikten sonra
bir defa daha 3 gün boyunca içilir. Bu işlem toplam 3 defa tekrarla¬
nır. Bir ay sonra aynı aralıklarla tekrarlanır.
Veya
vğ Kurutulmuş acı kavun kökü ince öğütülür, sabah-akşam birer silme
çay kaşığı suyla yutulur. 3 gün devam ettikten sonra öğlen de aynı
miktarda içmek üzere günde 3 defa alınmaya başlanır. İshal oluncaya
72 kadar devam edilir. İshal olunca bırakılır ve ishal durduktan bir ay
sonra tekrar başlanarak toplam 3-7 defa tekrarlanır.
Dalak hastalıklarına ve siroz hastalığına çok iyi gelir,- ödemleri giderir.
v* 1 litre su + 1 çorba kaşığı bal + 1 çorba kaşığı taze sıkılmış acı kavun suyu (kan grubu "A" olanlar 2 çorba kaşığı) + 1 çorba kaşığı taze sı¬kılmış taze zencefil + 2 çorba kaşığı taze sıkılmış kereviz yaprakları¬nın suyu karıştırılır. Yudum yudum gün boyunca içilir. İdrarı ve adet kanamasını çoğaltır, böbrek ve karaciğeri temizler, balgamı söktürür.
V Acı kavun suyu, ağrıyan eklemlere ve her ağrıyan yere yedirilerek sü¬
rülür. Bu şekilde, günde 6 adet (kan grubu "A" olanlar 10 taneye ka¬
dar olabilir) acı kavun suyu kullanılabilir. Ağrı hemen azalır ve yok
olur.
vğ Kusmak için 1 tatlı kaşığı acı kavun suyu + 1 tatlı kaşığı zeytinyağı karışımı dil dibine sürülür. Kusma sonucunda mide temizlenir ve kuv¬vetlenir. Kusmayı durdurmak için 1 çorba kaşığı zeytinyağı veya li¬mon suyu içilir.
v* Bütün omurgayı kaplayacak büyüklükte, uzun pamuklu bir bez acı kavun yağına batırılır, fazlası sıkılarak alınır. Ense kökünden kuymk

sokumuna kadar omurga üzerine yerleştirilir. Üzerine yağlı kağıt ka¬patılır ve sıkıca bantlanır. Daha sonra havlu konur ve sıkı bir fanila giyilir. Bu işlem akşam yatmadan önce yapılır ve sabaha kadar bekle¬nir. Acı kavun yağı bütün organlara nüfuz eder, derin dokulardan toksinleri çekerek idrar, ishal, ter, burun ve geniz akıntısı ile dışarı atılmasını sağlar. Her türlü hastalıkta, özellikle MS, felç, alzhemier, romatizma, omurga hastalıklarında kullanılır.
Acı kavun yağı hazırlama: Taze acı kavun meyveleri ortadan kesilerek çekirdekleri çıkartılır, 3 eşit gruba ayrılır. Birinci grup, tencereye sıkı sıkı yerleştirilir ve üzerini kapatacak kadar zeytinyağı dökülür. Buharlaşması bi¬tinceye kadar kısık ateşte kaynatılır. Yağı süzülerek tekrar tencereye konur, ikinci grup acı kavun aynı yağın içinde aynı şekilde kaynatılır. Üçüncü grup için de aynı yağın içinde aynı işlem yapıldıktan sonra yağ süzülerek cam kavanozlara konur, ağzı kapatılarak gerektiğinde kullanılır.
Uyan: Acı kavunun tohumu çok zehirli olduğu için kullanılmaz. Acı ka¬vun suyu iç organlar için iyice süzülerek kullanılır. Bir seferde 1 gramdan fazla kurutulmuş acı kavun suyu balsız alındığında ölüme sebep olabilir. Kurutularak pestil haline getirilen acı kavun suyu 0,7 gr. kadar alınabilir.
Anason Pimpinella anisum
Böbrek, mesane, rahim, karaciğer ve dalak tıkanıklığını açar, ağrıları ha¬fifletir, adet kanamasını, süt ve sperm üretimini arttırır, kasık ağrılarını ve vücuda herhangi bir şekilde alınan zehrin zararını giderir. Gaz çıkartmada çok etkilidir. Anason çayı baş ağrıları için çok faydalıdır. Görme keskinli¬ğini arttırır.
v* 3 çorba kaşığı öğütülmüş anason 200 gr. zeytinyağı ile karıştırılır, 7 gün beklettikten sonra süzülür. Süzülmüş yağı 1 damla gül yağı veya sarımsak yağı ile karıştırılarak kulak hastalıkları için kullanılır.
V* 1 bardak su içine 1 tatlı kaşığı anason eklenerek 3-5 dakika kaynatılır ve süzülerek küçük yudumlarla içilir.
V* 1 çorba kaşığı anason 1 bardak kaynar su ile karıştırılır ve 1-1,5 saat demlenmeye bırakılır. Demlendikten sonra ikiye bölünür ve günde 1 defa aç karnına balla içilir.

v1 Tane şeklindeki anason balla karıştırılarak (veya balsız) 1 çay kaşığı yenebilir.
vğ Öğütülmüş anason yemeklerin üzerine ekilir.
vğ Anason, tane halinde ekmek hamuruna karıştırılırsa, ekmeğin hazmını kolaylaştırır.
V 2 çorba kaşığı öğütülmüş anason + 1 çorba kaşığı öğütülmüş sinameki + 2 çorba kaşığı kişniş (koriander) + 1 çorba kaşığı pulbiber + 1 baş dövülmüş sarımsak + 3-4 limon suyu + 150-200 gr. zeytinyağı karıştı¬rılarak yemeklere veya ekmek üzerine sürülerek kullanılabilir (siname¬ki yerine çemen otu kullanılabilir). Kabızlığa ve hazma iyi gelir.
Anason üçüncü derecede ısıtıcı ve kurutucu olduğu için her gün kullanıl¬maz. 1-2 haftalık kürler halinde ve haftada 1-2 defa yemeklerde kullanılır.
Armiiî Pinus communis
74 Güçlü antimikrobiyal ve idrar artırıcı özellikleri nedeniyle böbrek has-
talıklarına karşı kullanılır. Kabızlığa çok iyi gelir/mideye kuvvet, kalbe fer-rahlık verir, çarpıntıyı keser, kanı temizler, nezleyi giderir, salgı bezlerinin normal çalışmasını sağlar.
Yabani armut, bahçe armudundan daha etkilidir.
Arpa Hurdeum vulgare
Suda kaynatılarak elde edilen arpa suyu mesane, böbrek ve safra kesesi ağrılarına, karaciğer ve dalak hastalıklarına, göğüs hastalıklarına, nezleye, yüz sivilcelerine, raşitizm hastalığına, egzama, sedef ve uyuz kaşıntılarına iyi gelir. Ateşi düşürür, balgamı söker, ishali önler.
$ Tohumluk (kabuklu) arpa 3-4 saat ıslatıldıktan sonra aynı suda 1,5-2 sa¬at kaynatılır ve süzülür. Arpa suyu bal ile karıştırılır ve anne sütünden mahrum kalan çocuklara, halsiz yaşlılara, ameliyat geçirenlere verilir. Yukarıda sayılan hastalıklara ve ayrıca kalp hastalarına çok faydalıdır.
@ Arpa samanı yarım saat düşük ateşte kaynatılarak içilir ve banyo esna¬sında küvete doldurulan suya katılırsa, böbrek ve mesane taşlarını dü¬şürür. Arpa yerine aynı şekilde yulaf da kullanılabilir.

V Dövülmemiş arpa öğütülerek ılık su ile karıştırılır, 2-3 dakika kaynatı¬lır, bal ve zencefil, veya muskat veya tarçın tozu eklenir. Kahvaltı ve¬ya akşam yemeği olarak yenir.
Resul-i Ekrem Efendimiz (s.a.v.) elenmemiş arpa unundan pişen ekme¬ği yerdi ve bu ekmeğin tüm peygamberlerin ekmeği olduğunu söylerdi. Demek ki, arpanın derin bir sırrı vardır.
Biberiye Rosmarinus officialis
(KuÅŸdili)
Ağız, boğaz, mide enfeksiyonlarına ve hatta H.Pylori enfeksiyonuna, bağırsak, karaciğer ve safra kesesi enfeksiyonlarına, egzama, yüksek koles¬terol, romatizma ve kansere karşı kuvvetli bir ilaçtır. Kanamaları durdurur, mide ve bağırsaklarda oluşan gazlan söktürür, hazımsızlığı ve mide ekşime¬sini giderir, saç dökülmesini durdurur. Hafıza zayıflığı, sara, kalp çarpıntı¬sı ve iktidarsızlığa, baş ağrılarına, siyatik ağrılarına, düşük ve yüksek tansi¬yona karşı etkilidir.
v Bir tatlı kaşığı biberiye 150 gr. kaynar su ile haşlanır. 15 dakika dem¬lendikten sonra süzülür ve içilir. Bu şekilde demlenen biberiye günde 1-3 defa içilebilir.
vğ 500 gr. doğal elma veya üzüm sirkesi 3 çorba kaşığı ince kıyılmış taze biberiye yaprağıyla veya 1 çorba kaşığı dövülmüş kuru yaprakla karışÂ¬tırılır ve cam kavanoza koyularak ağzı kapatılır. Ara sıra çalkalanarak 10 gün bekletilir. 10 gün sonunda süzülerek yapraklan atılır. Günde bir defa 30 gr. biberiydi sirke, 30 gr. su ile karıştırılarak içilir. Damar tıkanıklıklarına, yüksek kollesterole, egzamaya, aşırı adet kanamaları¬na çok iyi gelir. Egzamalı bölgelere sürmek üzere, sirke biberiye karı¬şımı, keskinleştirmek için süzmeden kaynatılır ve su karıştırmadan kul¬lanılır.
v* Taze biberiye yaprağı, yemeklerin üzerine serpilerek veya yemekten sonra çiğnenerek de kullanılabilir. Hazmı kolaylaştırır, mide yanması¬nı geçirir.

75

Çimlenmiş Buğday ve Arpa
vğ Bir miktar dövülmemiş buğday veya arpa, kırılmış olanlarından ayıkla¬narak yıkanır ve ıslatılır. Suda 3 saat beklettikten sonra suyu süzülerek üzerine ıslak bez kapatılır. Karanlık ve ılık bir yere konur. 24 saat son¬ra buğday (veya arpa) filizlenmeye başlar. Filizlenmiş buğday güzelce yıkanıp bal ile birlikte 2-3 çorba kaşığı yenir. Hiçbir şeyle karıştırılma¬dan, yemek yerine yenmelidir. Yemekten önce salataya eklenerek de yenebilir. Saçların güçlenmesini, çoğalmasını, parlamasını ve uzaması¬nı sağlar. Adetleri düzenler, cildin rengini açar, sivilceleri yok eder, sı¬kıntılı olanları rahatlatır. Sinir hastalıklarına, bağırsaklara ve yaralara şifadır.
vğ 3-5 gün bekletildiğinde epeyce uzayan buğday filizleri geçmeyen ya¬ralar için mükemmel bir ilaçtır. Buğday, filizleri ile beraber dövülür, te¬miz bir bez içine yerleştirilerek yaraya konur. Bu merhem günde 2 de¬fa değiştirilir. En eski ve derin yaralar bile kısa zamanda kapanır.
76 Çimlenmiş buğday ve arpa suyunun hazırlanışı:
Çimlenmiş buğday veya arpa yıkanır, iyice ezilerek su eklenir ve sıkılır. Ayrıca bal ile de karıştırılabilir. Yaşlılara, ağır ve iç yarası olan hastalara, çocuklara ve sağlıklı insanlara da çok faydalıdır.
Uyan: Buğday ve arpanın genetiği değiştirilmemiş olmasına özen gös¬terilmelidir! Çimlenmiş buğday ve arpa kullanılmadan önce muhakkak yı¬kanmalıdır!
Çilek Fragaria vesca
Metabolizmanın normal çalışması için gerekli maddeler, organik asitler ve bol miktarda vitamin içeren çileğin mucizevi sıfatlara sahip olduğu tes¬pit edilmiştir. Çilekte, guatra, eski, iltihaplı ve hiçbir şeyle tedavi edileme¬yen egzamalara, alerjilere, mide-bağırsak yaralarına, basura, kabızlığa, is¬hale, enfeksiyonlu hastalıklara, böbrek, karaciğer, kalp ve damar hastalık¬larına şifa olan özellikler bulunur. Çilek kansızlığa karşı tesirli bir ilaçtır, id¬rar söktürür, ateş düşürür. Çilek hiçbir şeyle karıştırılmadan yenmelidir. Çi¬leğin şifasından faydalanmak için, çilek mevsiminde sabahtan öğleye kadar sadece çilek yemek (1 kg. kadar) gerekir. Öğleden sonra yemek yenebilir.

Çilekle aynı günde tatlı ve beyaz ekmek kesinlikle yenmemelidir. Haftanın iki gününü (mesela, Pazartesi ve Perşembe) sadece çilekle geçirmek yarar¬lıdır. Çilek alerjisinin tedavisi de yine çilekle mümkündür. Bunun için çile¬ği şekerle, kaymakla veya başka yemeklerle karıştırmadan yemek yeterlidir. Mevsimi geçinceye kadar hergün çilek yemek faydalıdır. Mevsiminde do¬ğal çilek yiyenler bütün sene hastalıklardan emin olur.
Dikkat: Sadece doğal olan ve yetişme mevsiminde toplanan çilek iyileşÂ¬tirici özellik taşır.
Çörekotu Nipella sativa
Peygamberimiz (s.av.): 'Çörekotu'na devam edin. Zira Allah onda ölüm hariç her derde şifa halk etmiştir", buyurmuştur.
Çörekotunun bir defada kullanılma miktarı 1,5-2 gr. (1 kahve kaşığı), bir günde kullanılma miktarı ise (bir çorba kaşığı) 6-7 gr. kadardır. Çöre-kotu balla karıştırılır ve 1 tatlı kaşığı sabah-akşam aç karnına yutulur. Bü¬yüklere, küçüklere, hastalara ve sağlıklılara iyi gelir.
0 Her gün çiğneyerek yutulan 3-5 gr. çörek otu ağız kokusunu düzeltir.
v* 30 gr. öğütülmüş çörekotu, 200 gr. zeytinyağı ile karıştırılır. 7 gün beklettikten sonra süzülür ve hergün 20-30 gr. içilir veya yemek üze¬rine veya soslara katarak kullanılır. Bu yağla ağrıyan eklemlere masaj yapılır, cilt bozukluklarına ve problemli saçlara sürülür.
Baş ağrısını ve baş dönmesini kesmek için:
v* Çörekotu yağı saçlara ve kafa derisine sürülürse saçı çabuk bitirir ve beyazlaşmasını geciktirir, baş ağrısı, migren, baş dönmesini giderir. Çörekotu yağının kulağa.damlatılması kulağı temizler.
vğ Taze öğütülmüş çörekotu koklanırsa, baş ağrısını keser.
v1 Çörekotu ince, yeni öğütülmüş toz halinde buruna çekilirse, kafesli ke¬mik ve burun tıkanıklıklarını açar. Sara hastalığına:
V Sara hastalığında çörekotundan tütsü yapılır, taze öğütülmüş çöreotu buruna çekilir. Çörekotu yağı kafa derisine sürülür ve kulağa damlatı¬lır.

Sedef, vitiligo ve mantar hastalığına:
vj Sirkenin çörekotu ile macunu sedef hastalığına, mantar, sivilce ve si¬ğillere iyi gelir.
vJ İnce öğütülmüş çörekotu yaraya serpilirse yarayı iyileştirir,- yenirse ve basura serpilirse, basuru iyileştirir.
(ğ Çörekotu hamura karıştırılsa, ekmeğin hazmını kolaylaştırır,- yenirse, mide ve bağırsak gazlarını söker, bağırsak ve karaciğerdeki kurt ve ya¬bancı mikropları öldürür, ağız kokusunu güzelleştirir.
Yüz felcine:
v* Çörekotu akşam sirkede ıslatılır ve sabaha kadar bekletilir. Sonra iyi¬ce dövülürek buruna çekilir. Bu işlem günde 3-5 defa tekrarlanır. Baş ağrısını keser, yüz felcine iyi gelir.
v* Çörekotu yağı buruna çekilirse ve kafa derisine sürülürse, yüz felcine iyi gelir.
78 Hafızayı kuvvetlendirmek için:
V 1 bardak nane çayına 7-11 damla çörekotu yağı damlatılır ve bal ile tatlandırılır. Günde 2 defa içilir. Halsizliğe karşı:
vJ Çörekotu ve çemen aynı miktarda öğütülür, gerekli miktarda bal ile yoğrulur. Her sabah-akşam bir çorba kaşığı kadar alınır. Hormon dengesizliğine karşı:
v* Her sabah 1 tatlı kaşığı öğütülmüş çörekotu + 10-20 mg. arı sütü + 30-50 gr. bal karıştırılır ve ağızda eritilip yutulur. Buna bir ay devam edilir. Doğumu kolaylaştırmak ve kadın hastalıkları için:
CJ 1 çorba kaşığı papatya bir bardak su ile kısık ateşte 10-15 dakika kay¬natılır. Aynı şekilde çörekotu da kaynatılıp süzülür ve süzülmüş papat¬ya suyu ile karıştırılır. Biraz soğuduktan sonra 50 gr. bal katılarak eri¬tilir ve küçük bir pompayla (veya iğnesiz enjektörle) vajinaya sıkılır ve bekletilir. Aynı zamanda safran veya keten tohumundan yapılan içece¬ğe 7-11 damla çörekotu yağından damlatılır ve içilir. Bu işlem, doğu¬mu kolaylaştırmak için sancı başladıktan sonra ve kadın hastalıkları için bir-iki hafta süresince her akşam uygulanır.

Kandaki kolesterolü indirmek ve kolesterollü tıkanıklıkları eritmek için:
& Bir çorba kaşığı öğütülmüş çörekotu + bir çorba kaşığı öğütülmüş ci-vanperçemi + 1 çorba kaşığı bal karıştırılır, ikiye bölünür ve her sabah ve öğle vaktinde aç karnına yenir. Acıkınca yeşil çay, meyve suyu ve¬ya havuç suyu içilebilir, fakat öğlene kadar hiçbir şey yenmez. 1 hafta devam edilir.
Kısırlığa karşı:
ğ 1 bardak çörekotu + 1/2 bardak çemen + 1/2 bardak turp tohumu öğü¬tülür, 2 bardak bal ile karıştırılır ve sabah-akşam bir çorba kaşığı yenir. Bitene kadar devam edilir.
Prostat hastalıkları için:
0 6 hafta süresince her sabah 1 tatlı kaşığı öğütülmüş çörekotu + 1/3 çay kaşığı dövülmüş mürrüsafi, bal şurubu ile içilir. Bel, kasıklar ve testisle-rin alt kısımlarına her akşam çörekotu yağı sürülüp daire şeklinde iyice masaj yapılır (ovulur). 3 hafta devam edilir. Sonraki 3 hafta süresince çörekotu yağı yerine acı kavun suyu aynı şekilde kullanılır.
Diyabete karşı:
& Bir su bardağı öğütülmüş çörekotu + yarım bardak öğütülmüş tere to¬humu + bir bardak öğütülmüş nar çekirdeği + bir bardak kurutulmuş ve öğütülmüş beyaz lahana kökü + bir çorba kaşığı dövülmüş mürrü-safi karıştırılır ve karışım bitene kadar aç karnına günde 3 defa birer çorba kaşığı alınır.
Dalak hastalıklarına:
v Her akşam çörekotu öğütülür ve eski zeytinyağı ile (veya zeytinyağı¬nın tortusu ile) karıştırılıp sol kaburga kemiklerinin altına sürülerek üs¬tü kapatılır. Sabaha kadar bekletilir. Aynı zamanda 1 kahve kaşığı çe¬men otu, 1 su bardağı sıcak su ile karıştırılır ve bal ile tatlandırır. İçine 7-11 damla çörekotu yağı damlatılır ve içilir. İki hafta bu işlemlere de¬vam edilir.
Böbrek ve safra kesesi taşlarını eritmek için:
v Bir kahve fincanı taze öğütülmüş çörekotu + bir kahve fincanı doğal bal karıştırılır. 3 baş sarımsak dövülüp çörekotu-bal karışımıyla yoğru¬lur. Üçe bölünür ve günde 3 defa 50-100 gr. limon suyu ile birlikte alı¬nır. 7 gün boyunca her gün aynı işlem tekrarlanır.

Y Çörekotu bal ile karıştırılıp içilirse, böbrek ve mesanedeki taşlan eri¬tir, ağrı-sızıyı giderir, balgamı keser, nefes darlığına karşı iyi gelir. Safra kesesi dokularını düzeltmek için:
Y Bir çorba kaşığı öğütülmüş çörekotu + bir tatlı kaşığı ince öğütülmüş
mürrü safi + 200 gr. bal iyice karıştırılır, bitene kadar sabah-öğle-ak-
şam birer tatlı kaşığı yutulur.
Defne AÄŸaCl Laurus nobilis
Ağacın tüm organları ilaç yapımında kullanılır.
Y Defne yaprakları öğütülür, kepekli buğday unu ile yarı yarıya karıştı¬rılır ve sirke ile hamur yapılır. Bu hamur ateşli şişliklere sarılır. İltihap¬lanmayı önler, ateşi düşürür, ağrıyı dindirir.
Y 20 gr. defne yaprağı 1 litre su ile 3 dakika kaynatıldıktan sonra 30 da¬kika demlenmeye bırakılır. Süzüldükten sonra 3 gün süresince yudum yudum içildiğinde eklemleri temizler. Bu ilacın kaplıcada kullanılması daha etkilidir.
Y 100 gr. defne yaprağı 3 dakika kaynatılır ve 30 dakika demlenmeye bı¬rakılır. Sıcağa yakın ılık su ile karıştırılır ve bu suyun içine oturulur. Bu, idrar yollarındaki yanmayı keser, idrar kesesi ve rahim hastalıklarına iyi gelir.
0 Defne ağacı kabukları ve meyvesi öğütülür, yarı yarıya karıştırılarak günde bir defa 4-6 gr. içilirse, böbrek taşlarını parçalar ve düşürür. Bu ilaç 3 gün arka arkaya kullanılır, bir haftalık aralarla 3-5 defa tekrarla¬nabilir. Fakat bunu hamile kadınlar kullanmamalıdır, bebeği düşürebi¬lir.
Y Defne meyvesi öğütülerek, bal ile yarı yarıya karıştırılır ve sabah-ak-
şam birer kahve kaşığı yenirse, kronik bile olsa baş ağrısını keser.
P Defne yağı şiş ve ağrıyan eklemlere sürülürse ağrıyı dindirir, kulağa damlatılırsa veya kafa derisine sürülürse kulak ve baş ağrısına iyi gelir.
Y Öğütülmüş defne yaprakları koklanınca, hapşırtarak beynin temizlen¬
mesini saÄŸlar.

Defne yağı hazırlama: Taze defne yaprakları ve meyveleri 3 eşit gruba ayrılır. Birinci grup, tencereye sıkı sıkı yerleştirilir ve üzerini kapatacak ka¬dar zeytinyağı dökülür. Buharlaşması bitinceye kadar kısık ateşte kaynatı¬lır. Yağı süzülerek tekrar tencereye konur, ikinci grup defne aynı yağın içinde aynı şekilde kaynatılır. Üçüncü grup için de aynı yağın içinde aynı işlem yapıldıktan sonra yağ süzülerek cam kavanozlara konur, ağzı kapatı¬larak gerektiğinde kullanılır.
Elma Pirus maîus
Bol miktarda A, Bl, B2, C vitamini, sodyum, fosfor, organik asitler ve madeni tuz ihtiva eder. Yüksek antimikrobiyal ve antivirüs etkiye sahip ol¬duğundan mide ve bağırsağa, dizanteri enfeksiyonuna, tüm iltihaplı hasta¬lıklara ve gribe iyi gelir. Kalp ve böbrek hastalıklarına, kansızlığa, ayrıca diyabete çok iyidir.
Elma, kanı temizler, sertleşmiş damarları ve karaciğeri yumuşatır, kalp kaslarını ve diğer kasları kuvvetlendirir, vücutta biriken zararlı maddelerin, böbreklerdeki kum ve taşların atılmasına yardımcı olur. Elma veya elma su¬yu romatizmaya, öksürüğe, nefes darlığına, bronşit ve nezleye, ateşli has¬talıklara iyi gelir. Aşırı kilodan kurtulmaya çalışanlara yardımcı olur. Ye¬mekten evvel yenirse, kabızlığı önler. Yemekten sonra yenirse hazmı bo¬zar, mide ve bağırsaklarda gaz ve şişkinlik yapar.
Elma, kabuğu ve birkaç çekirdeği ile birlikte yenmelidir. Çekirdeğinde enerji ve direnç artırıcı özellik vardır. Kabuğu soyulmuş elmanın şifalı özel¬likleri azalır. Elma suyu taze içilmelidir, bekletilmiş ve rengi değişmiş elma suyu şifalı özelliğini kaybeder. Elmanın kabuğundan yapılan çay, böbrekler¬deki ve mesanedeki taşları eriterek düşürür, böbrek hastalıklarına iyi gelir.
Henüz olgunlaşmamış, ham elma yüksek miktarda demir içerdiği için mükemmel bir kan yapıcıdır. Çocuklar ve hamile kadınlar ham elmayı çok severler.
Her gün 1-3 tane elma yemek ve haftanın 1-2 gününü sadece elma ile geçirmek (günde 1 kg. ) sağlıklı kalmak için tavsiye edilir. Elma sadece ye¬tişme mevsiminde iyileştirici özellikler taşır. Dondurularak mevsimi dışın¬da tüketilen elma, kimyasal değişikliğe uğrar ve yarar yerine zarar verebi¬lir, bağırsaklarda mayalanarak, aşırı gaza neden olur.

GebreotU Kapparis spinoza
Gebreotunun çiçek tomurcuklarına kapari denir. Kapari, kurutulmuş, salamura veya doğal sirke içerisinde saklanmış olarak kullanılır. Tazesi li¬mon suyu (veya sirke), tuz ve zeytinyağı ile yenir. Kurutulmuş kapari iyice dövülüp su ile içilirse, basura iyi gelir.
Dalak hastalıklarına karşı gebreotundan daha iyi bitki yoktur. Bu tür hastalıklarda gebreotu kökünün kabuğu kaynatılarak içilir veya 1 çay kaşı¬ğı öğütülmüş gebreotu kabuğu her sabah ve akşam, suyla yutulur. Kurutul¬muş kök yerine tomurcukları (kapari) da kullanılabilir.
Kurutulmuş kökü öğütülüp, çavdar unu ile yoğurulduktan sonra, akşam dalak üzerine sarılır, yağlı kağıt ile üzeri kapatılır, sabaha kadar bu şekilde bırakılır.
Ancak dalak için gebreotunun en kıymetli yeri, kökün kabuğudur. Taze kabuk, kurutulmuş kabuktan daha kuvvetlidir.
Greyfurt Citrus prandis
Limonun tüm olumlu özelliklerine sahiptir, ayrıca iştahsızlığa ve uyku¬suzluğa iyi gelir, bağırsakları çalıştırır, karaciğeri temizler, felç ve iktidar¬sızlığa iyi gelir, ahlakı güzelleştirir. Limon yerine de kullanılır.Jğreyfurt alırken, çekirdekli olmasına dikkat etmek gerekir. Çekirdeksiz greyfurtlar genetiği değiştirilmiş olabilir.
HaVUÇ Daucus carota
A provitamininin en zengin kaynaklarından biridir. Yüksek miktarda C, D, E, K, Bl, B2 vitaminleri içerir. Bebekler için anne sütünden sonra en kıy¬metli besindir. Emziren kadınların sütünü çoğaltır ve zenginleştirir. Anne ve bebeğin dişlerini kuvvetlendirir, görme gücünü artırır. Yanıkları, dış ve iç yaraları iyileştirir. Kanseri önler, deri ve göz hastalıklarına, ayrıca kata¬rakta, astıma ve ses kısıklığına iyi gelir.
Havuç tohumları mide ve bağırsak gazlarını giderir, idrarı söktürür, böbrek ve mesane taşlarını düşürür, hidrofiz hastalığına (karında su toplan¬ması) iyi gelir. Havuç suyu, ıspanak, karalahana, pırasa, maydanoz, kereviz veya elma suyu ile birlikte içilebilir.

Hurma Phoenix dacîylifera
Hadisi Şerifte "Acve hurması cennettendir ve cinnete karşı şifadır" bu-
yurulmuÅŸtur.
İnsan besin olarak uzun süre sadece hurma tüketebilir. Hurma, kabuğu ile ve yıkamadan yenmelidir. Çekirdeğini günde 1-3-5 tane yutmakta da fayda vardır. Bağırsak tembelliğine ve basura iyi gelir. Hurmanın kabuğu üzerinde bulunan mikroplar sağlıklı insan bağırsağının içinde bulunan mik¬roplarla aynıdır. Hurmayı yıkamadan yemekle, bağırsağımıza gerekli mik¬ropları ekmiş oluruz. Hurma rahmin kaslarını temizleyerek güçlendirir, es¬neklik kazandırır ve doğumu kolaylaştırır. Hamile kadınlara tavsiye edilir. Kahvaltı veya akşam yemeği olarak su veya yeşil çay ile birlikte yenmeli¬dir. Peygamberimiz (s.a.v.) hurmayı, kavun, karpuzla veya kaymakla yerdi.
Hurma alırken parlak ve büyük olmamasına dikkat etmek gerekir. Acve hurmasının en küçüğü tercih edilmelidir.
Isirgan otu Utrika dioika, Utrika urens
Isırganotu demir kaynağıdır. Kuvvetli kan temizleyici ve kan yapıcı, il¬tihap giderici, şişlikleri dağıtıcı, savunma sistemini kuvvetlendirici, kan şe¬kerini düşürücü, alerjik tepkileri kontrol edici, tahrip olmuş dokuları (müm¬kün olduğu kadar) yeniden inşa edici ve tüm eksiklerini tamamlayıcı, vücu¬dun ihtiyarlamasını yavaşlatıcı sıfatlara sahiptir. Isırganotu eklem, romatiz-.ma ve gut hastalıklarına,- prostat, tiroid ve lenf bezlerinin büyümesine,- böb¬rek ve safra kesesi taşlarına,- her türlü iltihaplı hastalığa,- kansızlığa ve aler¬jik hastalıklara,- kanser, alzheimer ve multipl skleroza (MS) karşı kullanıla¬bilir. Kısaca, her hastalığa karşı şifadır.
™ Bir çay kaşığı taze öğütülmüş ısırganotu tohumu + bir çay kaşığı ısır¬ganotu suyu veya bir çay kaşığı acı kavun yağı ile yoğruldukten sonra ikiye bölünür ve her iki burun deliğine koyulur. Kafesli kemiğin tıka¬nıklıklarını açmada çok etkilidir, sinüsleri temizler, geniz etlerini dağı¬tır. Büyümüş lenf ve tiroid bezlerine uygulanırsa, şişlikleri indirir.
* Isırganotu arpa suyu ile pişirilip içilir. Akciğeri iltihap ve balgamdan arındırır. Aynı şekilde pişirilerek içilen ısırganotu tohumu astıma karşı çok kuvvetlidir.

v1 isırganotu yağının içilmesi kabızlığa iyi gelir.
& Mürrisafi ile pişirilmiş isırganotu adet kanamalarını söktürür.
vJ İsırganotu ve tohumu hamileliği ve doğumu kolaylaştırır.
ğJ isırganotu tohumu taze öğütülür ve zencefil suyu ile ıslatılıp yağlı ka¬ğıda sürülür. Kanser yaralarına ve her çeşit tümöre sarılır. Gazlı bez ile sabitleştirilip 10-12 saat bekletilir.
CJ isırganotu yakılarak, elde edilen külü, eritilmiş kaya tuzu ile yoğru¬lur, yağlı kağıda sürülür , kanser yaralarına ve tümörlere sarılır. Gazlı bez ile sabitleştirilip 10-12 saat bekletilir.
V Taze veya kuru isırganotu ezilir ve sirke ile yoğrulur. Sonra yağlı ka¬
ğıda sürülür ve iltihaplı eklem, egzama, sedef, varis, büyümüş dalak,
karaciğer ve her tür şişliğe (iltihaplı olanlar dahil) sarılıp sabitleştiri-
lir. 10-12 saat bekletilir. İltihabı akıtır, şişlikleri dağıtır.
] Kuru isırganotu çay olarak, taze ısırgan yemek veya salata olarak kul-
84 lanılır, ezilmiş kuru yaprakları yemeklere serpilir. Et ile pişirilen isır-
ganotu şifalı sıfatlarını kaybeder.
V Taze isırganotu ezmesi veya suyu sirke ile veya sirkesiz kafa derisine
sürülürse, sedef ve kepeği yok eder, yaraları kapatır, saçları güçlendi¬
rir, parlatır ve yoğunlaştırır.
İncir Ficus carda
Hadis-i Şerifte " Eğer cennetten gelme bir meyvayı zikretmem gerekse idi, incirdir derdim. Çünkü cennetlik meyvalann çekirdekleri yoktur. Hemoroid ve gut hastalıkları olanlar bu meyvalardan yesinler."
buyrul muÅŸtur.
İncir tüm meyvelerin faydalarını içinde toplamıştır. Kanın pıhtılaşması¬nı sağlar, koyu kanı sulandırır, balgam söktürür. Yaraları iyileştirir, bağır¬sakları açar ve boşaltır, tüm hastalıklara şifadır. Üzüm sirkesi içerisinde 8 -10 saat bekletilmiş 3 tane kuru inciri her sabah yiyen kişi ateşli hastalıklar¬dan korunur, safradan zarar görmez. Halis zeytinyağı içerisinde bir gece bırakılan 3 tane inciri her sabah yiyen karaciğer hastalığı görmez. İncir ka-

raciğer, dalak, böbrek, mesane tıkanıklıklarını açar. Bağırsakları çalıştırarak yabancı mikropları çıkartır, sağlıklı mikropları eker. Kanseri önler.
Taze inciri yıkamadan, kabuğunu soymadan, yemek yerine yemek ge¬rekir. Haftada 1-3 günü sadece incirle geçirmek çok faydalıdır. Fakat inci¬ri yıkamaya mecbur kalınırsa, yıkadıktan sonra 3-4 saat bekletilmeli ki üze¬rindeki faydalı mikroplar çoğalsın.
Karanfil Caryophillus aromalkus
Kalp, mide, karaciğer ve gözü kuvvetlendirir, basuru giderir. Koklanır-sa uyku getirir, çiğnenirse ağız ve vücudun kokusunu güzelleştirir, ağız ya¬ralarına, dişeti hastalıklarına ve iltihaba iyi gelir. Arzuya göre, yemek veya tatlılara (aşure, zerde, sütlaç v.s.) çay, kahve, şerbet ve reçellere katılarak kullanılır.
Karpuz Citruîhs vulÇaris
Hadisi Şeriflerde "Kavun, karpuzda on özellik vardır: Yemek, içmek, koku, meyve, çöğen, mesaneyi yıkar, karnı yıkar, iç hastalıklarına iyi gelir ve cildi temizler." buyrulmuştur.
'Yemekten önce kavun, karpuz yemek şifadır."
V Yemekten önce, yemekle beraber veya yemekten sonra yenebilir.
v* Yemekten ayrı yenirse, kanı temizler, idrarı çoğaltır, şişkinlikleri gide¬rir, bağırsakları çalıştırır, yaraları kapatır, cildi ve saçları parlatır.
0 Böbrek ve mesane taşlarını eritip düşürmek için karpuzun içi yenildik¬ten sonra, kabuğunun suyu sıkılarak içilir.
v* Karpuz her gün yenirse ve haftanın 2-3 günü sadece karpuz yenilerek geçirilirse, tüm hastalıklara karşı deva olur.
V Çekirdekleriyle beraber yendiğinde idrarı artırır, kemikleri geliştirir.
Karpuz mevsiminde bol karpuz yiyenler, büyük fayda gördüklerini söy¬lemişler ve diyabet hastalan için karpuzdan daha iyi besin olmadığı tespit edilmiştir.

Kavun Cucumis melo
Hadislerde "Meyve yediğinizde, kavun ve karpuz yiyin, çünkü o cennet meyvesidir ve bin nimet ve bin rahmet içerir. Onu yemek, her hastalığı gi¬derir" ve "Gebe olan ve taze kavun, karpuz yiyen kadınlan hiçbir şey iyi bir çocuk doğurmaktan alıkoyamaz" buyrulmuştur. Doğumdan önce yenmesi, doğumu kolaylaştırır.
Kavun çeşitli vitaminler, bol demir ve selüloz içerir. Bağırsakları temiz¬ler, kırmızı kanı düzeltir, karaciğeri yumuşatır, kireç ve taşlan eritir ve dü¬şürür, idrarı çoğaltır. Taze koparılmış kavun kan hastalıklarına, skleroza, basura, böbrek ve kalp hastalıklarına iyi gelir, kabızlığı yok eder. En şifalı kavun en yakın bostandan, taze koparılmış kavundur. Beklemiş kavunda za¬rarlı madde çoğalır.
Kavrulmamış, tuzlanmamış kavun çekirdekleri içteki ve dıştaki yaralara, cilde iyi gelir.
Kekik Tyhmus vulparis
İdrar yolları hastalıklarına karşı çok faydalıdır. Böbrek taşlarını parçalar ve düşürür. Hazmı kolaylaştırır, sindirim organlarını dezenfekte eder, hat¬ta H.Pylori ve Candida'dan korur, iltihabı kurutur, mideyi, gözü ve kalbi kuvvetlendirir. Kasık ağrılarını keser, iştahı açar. Yemeklerde devamlı ke¬kik kullanmak görme gücünü korur ve arttırır.
Çayı içilirse ter ve ağız kokusunu giderir, uykusuzluğa, fiziki ve ruhi bit¬kinliğe iyi gelir. Sara, anemi ve iktidarsızlığa karşı etkilidir. Bağırsak kurt¬larını düşürür.
Kekik yağı başa sürülürse baş ağrısına, karna sürülürse karın ağrılarına ve mide kramplarına, göğüs ve sırta sürülürse astım, bronşit, boğmaca ve öksürüğe iyi gelir.
& 30 gr. taze kekik ince ihce kıyılır, 200 gr. zeytinyağı ile karıştırılıp 7 gün bekletilir. Sonra yağı süzülüp sos, salata v.s. için kullanılır. Ağrı¬yan yerlere sürülür.
P Kekik tohumları kavrulur ve öğütülür ve bu toz, beze konulup şişmiş basur üzerine sarılırsa, basur küçülüp yok olur. Tohumu bulunamaz¬sa, yabanî kekik de aynı işlem için kullanılabilir. Yabanî kekik yetişti¬rilmiş kekikten daha etkilidir.

Keten tohumu Unum usitatissimum
Diş etlerindeki, yüzdeki, ses tellerindeki, göğüsteki ve herhangi bir uzuvdaki iç ve dış şişlikleri giderir, ses bozukluklarını yok eder. Böbrek ve mesane taşlarını düşürür. Meni ve idrarı çoğaltır, doğumu kolaylaştırır, mi¬deyi, bağırsağı ve saçları kuvvetlendirir, yaraları kapatır. Özellikle boğma¬ca, öksürük ve ülser için çok faydalıdır. Kanseri önler, başlayan kanseri dur¬durur.
Â¥ 1 çorba kaşığı keten tohumu öğütülüp, 1 çorba kaşığı bal ve 3-5 diş dövülmüş sarımsak ile karıştırılır ve yutulur, sonra kaliteli bir su içilir ( "Su" bölümüne bakınız.) Bu işlem ishali durdurur, kabızlığı önler.
v 1 çorba kaşığı keten tohumu sıcak su ile karıştırılıp, üzerine bez sarı¬lır ve 1-2 saat demlenmeye bırakılır. Veya 1 çorba kaşığı keten tohu¬mu 50 gr. soğuk su ile karıştırılır ve 5-6 saat bekletilir. Sonra çekir¬dekleri ile beraber günde 1 defa içilir.
T Taze öğütülmüş keten tohumu su ile karıştırılır eziklere ve şişliklere karşı uygulanır.
v Kaynatılmış keten tohumunun lapası yanıklara sürülür.
Y Keten tohumu ısırganotu ile kaynatılıp sade veya balla yendiğinde kansere iyi gelir.
r Ekmek hamuruna eklenirse, ekmeğin hazmını kolaylaştırır.
\r Taze kavrulmuş ve öğütülmüş keten tohumu zeytinyağı ile karıştırılıp kafa derisine sürülür. Bu, kelliği durdurur, saçların uzamasını ve ço¬ğalmasını sağlar.
Uyan: Öğütülmüş keten tohumu bekletilmez! içerisindeki omega asit¬leri şifalı etkisini kaybeder!
KırmızıPancar Beta vulğaris
0 Kırmızı pancarın suyu en güçlü kan düzelticilerden biridir.
v Havuç suyuyla yarı yarıya karıştırılan kırmızı pancar suyu, günde 400 gr. içildiğinde alyuvarların sayısını kısa zamanda yükseltir. Damarlar¬da toplanan mineral kalsiyumu en iyi eritebilen de yine pancar suyu-

88

dur. Mürrisafi, zerdeçal veya tarçınla pişirilmiş kırmızı pancar, karaci¬ğer ve dalaktaki tıkanıklıkları açar. Böbrek ve safra kesesini temizler.
v Pişirilmiş ve ezilmiş kırmızı pancar şişliklere sarılırsa, şişlikleri indirir.
P Kırmızı pancar suyu içmek, rahmin fibromlarını ve miyomları ile göz perdelerini eritir, yüksek kan şekerini ve tansiyonu indirir.
V Prostat, verem ve sinir hastalıklarında faydalıdır.
V Ilık pancar suyu kulağa damlatılırsa, ağrısı keser ve iltihaplanmayı dur¬durur.
Q Kafa derisine sürülürse kepeğe karşı çok iyi gelir.
P Maydanoz ve kereviz yaprakları kırmızı pancarın faydasını arttırır.
$ Kırmızı pancar suyu karalahana, ıspanak, havuç veya semizotu suyuy¬la kanştırılabilir.
(r Kırmızı pancar suyunu içerken 30-50 gr.'dan başlayarak 400 grama ka¬dar çıkmak mümkündür. İlk önce 50 gr. kırmızı pancar, 150 gr. havuç suyuyla karıştırılır, sonra 75 gr. kırmızı pancar, 125 gr. havuç suyu, sonra 100 gr. kırmızı pancar, 100 gr. havuç suyu, sonra da saf kırmızı pancar, su ile karıştırılarak içilir.
Kimyon Cuminum cyminum
İdrar zorluğunu ve ishali giderir, prostat ve diğer bezleri korur, yemek¬lerin hazmını ve gaz çıkmasını kolaylaştırır, böbrek ve mesaneyi hastalık¬lardan korur, taşları parçalayıp düşürür, bağırsak yaralarının kapanmasını sağlar, cildi güzelleştirir. Fazla kimyon kullanımı cildi sarartır. Kimyon pi¬lav ya da çorbaya tane halinde, başka yemeklerin üzerine ise öğütülmüş olarak kullanılabilir. Unutmayın, öğütülmüş kimyon çabuk bayatlar.
Birer ölçek kimyon, sinameki ve kekik veya kişniş öğütülür ve bu karı¬şımdan 1 çay kaşığı kadar yemek üzerine ekilir.
Kuru tane şeklindeki (veya öğütülmüş) kimyonu yemek veya çayını iç¬mek ishali durdurur. Taşları düşürmek için de aynı şekilde kullanılır.
Öğütülmüş kimyon, bal ve zeytinyağı ile karıştırılıp testisteki şişliklere sarılır ve 3-5 saat bekletilir

Bal şerbetine katıldığında anne sütünü arttırır. Aynı şerbet biraz sirke ile karıştırılıp içilirse idrar zorluğuna ve nefes darlığına iyi gelir.
Kına Cinchona
Hadisi Şeriflerde "ihtiyarlığınızı kına ile gideriniz. Zira bu yüzleriniz için güzellik, ağızlarınız için hoşluk, kadınlarınız için kuvvettir. Kına cen¬net ehlinin kokularının efendisidir ve kına küfürle imanı ayırır", denilmiştir.
Kına kaynatılarak içilirse, balgamı çözer,- öğütülmüş ve ıslatılmış kına ağrıyan ayaklara sarılırsa, ayak ağrısını geçirir, ateşli şişliklere pansuman yapılırsa, şişliği yumuşatıp iltihabı dışarı atar. Kına yağı, sinirleri ve tüm şişÂ¬likleri yumuşatır. Öğütülmüş ve ıslatılmış kına tırnak enfeksiyonunda, ya¬nıklarda ve saç bakımında kullanılır.
Lahana Brasska capiîaîa
Beyaz lahana E vitamini kaynağıdır. Yumurtalık hastalıklarına, şişmanlı- §9 ğa, hormon dengesizliğine, romatizmaya, tümörlere, dişeti hastalıklarına, dalak hastalıklarına, sivilcelere, cilt hastalıklarına karşı kuvvetli bir silahtır. Kabızlığı ve ona bağlı olan cilt hastalıklarını giderir, kan şekerini düşürür.
Beyaz lahananın suyu kısa bir zamanda mide ve onikiparmak bağırsağı¬nın yaralarını kapatır, bağırsağı temizler, anne sütünü arttırır. Eski yaralar üzerine taze lahana yaprakları ezilerek sarılırsa, yaraları temizleyerek kısa zamanda kapatır,- ağrıyan başa sarılırsa, baş ağrısını giderir,- şişmiş dalak üzerine sarılırsa, şişliği indirir.
Beyaz lahana yemeği veya içilen lahana suyu bağırsaklarda gaz yapıyor¬sa, bu, lahananın o kişinin tabiatına uygun olmadığını gösterir. Bu kişinin, beyaz lahana yerine kara lahana, brokoli, havuç veya kırmızı pancar kul¬lanması gerekir.
Limon Citrus limonum
1-3 limonun suyu sıkılıp, su ile karıştırılarak her sabah aç karnına içilir¬se şifadır. Kandaki PH dengesini sağlar, alerji, egzama ve mantara karşı çok iyidir. Yüksek tansiyonu, ateşi ve şekeri düşürür. İltihabı kuaıtur, balgamı

yumuşatarak akciğerlerden söker, hazmı ve kilo vermeyi kolaylaştırır. Özellikle kan grubu "A" olanlara limon ve limon suyu çok faydalıdır. Li¬mon, vücuttaki kireci eritir, idrarı çoğaltır, mesane ve böbrek taşlarını par¬çalayarak düşürür. Cilde sürülünce cildi güzelleştirir, sivilceleri geçirir. Li¬mon suyu baş ağrısına, boğaz enfeksiyonlarına ve bademcik şişmesine iyi gelir. Kusmayı önler, ishali durdurur. Sıcak su ile içildiğinde ter söktürür. Limon kabuğu çiğnendiğinde diş eti kanamasını, çekirdekleri çiğnendiğin¬de kabızlığı ve basuru önler. 2-3 gr. kurutulmuş ve öğütülmüş çekirdeği ve¬ya kabuğu içilirse her tür zehrin etkisini azaltır. Yılan sokması durumunda, limon kabuğunun suyunu su ile karıştırarak içmek ve ışınlan yere limon ka¬buğunu sarmak iyi gelir. 2-3 gün boyunca, günde 2-3 defa değiştirerek na¬sıra limon kabuğu sarılırsa, nasırı yok eder.
Şekerle birlikte yenirse zararlı olur, kan asidini yükseltir, kireçlenmeye, alerji ve mantara sebep olur. Sap tarafından sıkılan limon suyu ekşi değil, mayhoş olur.
Limonu sevmeyenler her sabah greyfurt suyunu su ile sulandırarak iç-meli veya greyfurt yemelidir. Limon kabuğu yün eşyaların arasına konulsa, güve çoğalmaz.
Dikkat edilmesi gereken bir nokta: Limon suyu 15-30 dakika bekledik¬ten sonra şifalı özelliğini kaybetmeye başlar.
Misvak Salvadora persica
Misvak balgamı keser, görme duyusunu kuvvetlendirir. Ağız tadını gü¬zelleştirir, diş etleri, mide, bağırsak, prostat, yumurtalıklar ve rahim sinirle¬rini güçlendirir, balgamı giderir, diş çürümesini ve dişeti hastalıklarını ön¬ler, diş taşlarını (tartarı) düşürür. Misvak kullanmak sünnettir.
Misvak dişlerden ziyade diş etleri için önemlidir. Çünkü her bir dişin dibinde farklı organlarla bağlantılı ikişer akupunktur noktası bulunur. Mis¬vak dişetleriyle bağlantılı organların işlevini denger. Misvak kaslarda ağrı¬yı azaltır, dişeti hastalıkları ve diş çürümelerini önler, ağızdaki zararlı mik¬ropları öldürür, akıl sağlığını ve hafıza kuvvetini son nefese kadar korur. Misvağın etkisi kullanıldıktan sonra 48 saat süreyle devam eder. Dişi olma¬yanlar veya takma dişli olanlar da diş etlerine misvak kullanmalıdır. Dişle¬rinde kaplama olanlar, dişetlerinde sürekli kan dolaşımı bozukluğu olduğu

için, misvak kullanmakta daha titiz davranmak zorundadır.
Misvağı tükürük ile ıslatıp ön dişler ile yumuşatmak gerekir. Bu hareket merkezi sinir sistemini, rahim, yumurtalık ve prostatı güçlendirmek açısın¬dan önemlidir. Misvağın bu şekilde kullanımı aynı zamanda dişlerin sallan¬masını önler, sallanan dişleri kuvvetlendirir. Hastalıkların tedavisi sırasında misvak, günde 3-5 defa ve en az 40 gün süresince aralıksız kullanılmalıdır. Hadisi Şerif: "Misvak olmadığında parmak, misvak yerine geçer". (İbni Ömer r.a.'dan)
$ Mesane ve böbrek taşlarını eriterek düşürmek için, işaret parmağı ka¬lınlığında ve 15 cm. uzunluğunda 5 tane misvak alınır. Her biri 15 par¬çaya bölünür, 6 litre su içinde, kısık ateşte karışımın seviyesi yarı yarı¬ya azalana kadar (yaklaşık 6 saat) kaynatılır. 3 gün boyunca, bitene ka¬dar yudum yudum içilir.
Nane Mentha pulegium, M, Sylveslris
Mideyi ısıtır ve kuvvetlendirir. Hazma yardımcıdır. Balgamı ve kusma¬yı önler, mide ve akciğer iltihabını kurutur, meniyi çoğaltır. Limonlu nane çayı öksürüğü giderir. Nane, besinlerin bozulmasına mani olur, yüz ve ağız kokusunu güzelleştirir. Sinamekiyle beraber kullanıldığında bağırsağı te¬mizler, kurtların ve zararlı mikropların atılmasını sağlar. Süte konursa, bo¬zulmayı önler. Taze nane yaprağı yemek terletir, baş ağrısı, baş dönmesi, regl ağrısı ve mide ekşimesini giderir, cinsi istekleri azaltır.
Ezilmiş nane biraz tuz, su ve sirke ile karıştırılıp içilirse, dalak hastalık¬larına şifadır. Nane, incir ile birlikte yendiğinde akciğerleri temizler, siroz ve sarılık hastalığına çok faydalıdır. Nane yemek ve yoğurt suyu içmek, fil hastalığına ve varise iyi gelir.
Nar Punica Çranalum
Hz. Ali (r.a.) "Allah'ın nuru, nar yiyenlerin kalbindedir" buyurmuştur. Biyolojik süreçleri hızlandırmada çok etkilidir. Sindirim sistemindeki bütün bozuklukları düzeltir, kanı temizler. Kalp zafiyeti, akciğer hastalık¬ları, iç yaralar, rahim akıntısı, safra rahatsızlığı, kusma, basur, sivilce ve uçuklarda kullanılır. Nar suyu, bal karışımı hazmı kuvvetlendirir. Kabuğu

yeşil olan idrarı artırır, ekşisi iltihaplı hastalıklara ve diyabete, tatlısı ise bo¬ğaz ve göğüs hastalıklarına ilaçtır. Nar, ateşli hastalıklara şifadır. Çekirdek¬leri ve iç kabuğu ile yenirse, kabızlığı önler, mideyi temizler. Mevsiminde içilen nar suyu cildi temizler ve parlatır. Çekirdeksiz nar ve saf nar suyu ka¬bızlık yapar. O yüzden nar suyunu içerken, günde 1-2 defa üzüm veya in¬cir yemeli ve buna 4-5 gün devam edilmelidir.
Nar kabukları ishal kesici ve kurt düşürücü ilaç olarak da kullanılır.
\r Narın dış kabuğu kurutulur ve öğütülür. Sabah ve akşam birer çay ka¬şığı su ile yutulur. Çocuklara ise 1/2 çay kaşığı verilir, bal ile karıştırı-labiîir. İshali durdurur, kurtları düşürür, sarkık mideyi toplar.
$ Nar, çekirdeği ile beraber 4-5 gün yemeye devam edilirse bağırsak kurtlarını düşürür, ishali durdurur ve bağırsaklardaki yaraları kapatır.
V 1 çorba kaşığı kavrulmuş ve öğütülmüş pirinç 400 gr. su ile karıştırılır,
1 çorba kaşığı ince kesilmiş nar kabuğu eklenerek kaynatılır ve her se¬
ferinde 100 gr. olmak üzere günde 4 defa içilir veya lavman için kulla-
92 nılır. İshali durdurur, mide ve bağırsak yaralarını kapatır.
P Nar çekirdekleri kurutulur ve öğütülür. Günde 2 defa, l'er çay kaşığı olmak üzere su ile yutulur. İshali durdurur, mide ve bağırsak yaralarını kapatır.
\r Ekşi narın suyu sivilcelere ve uçuklara sürülür.
Q Mide iltihabına karşı ve idrar söktürmek için, ekşi (bal ile olabilir) ve¬ya tatlı nar, çekirdekleri ile beraber yenir.
Reyhan Ocimum basilinim Cennet çiçeği
Deri, mide, bağırsak ve mesaneyi temizler. Koklanırsa, baş ağrısını, çiğ-nenirse susuzluğu giderir. Gözü parlatır, kalbi kuvvetlendirir. Migren, baş dönmesi, sara ve uykusuzluğa iyi gelir. Bağırsak kurtlarını döker. Pilava, ye¬meklere, çorbalara, yoğurt ve ayrana katılır, çay ile birlikte demlenebilir. Türkistanlı kadınların vazgeçemedikleri reyhanın kullanım alanları çok ge¬niştir: Reyhan çiğnerler, saçlarına, kulakları arkasına takarlar, koklarlar, be¬şiklere asarlar, tüm yemeklere ve içeceklere katarlar. Kum reyhanı elbise

dolaplarına ve evlere asarlar. Türkistan'da hemen hemen hiç reyhansız av¬lu bulunmaz. Kur'an-ı Kerim'de ismi geçen reyhanın yararlarından sonuna kadar faydalanmak isterler.
Eskiden hıristiyanlar evlerine kuru reyhan asarlar, hatta ölülerini defne¬derken tabuta koyarlarmış.
Safran Crocus savims
İç organları kuvvetlendirir, kalbi ferahlatır, tıkanıklıkları açar, iştahı azaltır, yüz rengini güzelleştirir, doğumu kolaylaştırır, idrarı çoğaltır. Ke¬reviz suyu ile içilirse dalağa çok iyi gelir. Bal ile içilirse, kumu düşürür.
Yılancığa, rahim kanserine, karaciğer ve dalak hastalıklarına iyi gelir. Göz için çok iyidir. Kataraktı önler, gözleri kuvvetlendirir.
v* Safran ipçiklerinden 1 tutam, 200 gr. su ile karıştırılır ve bir gün bek¬letildikten sonra süzülür. Safran suyundan 1-2 çorba kaşığı alınır ve 50-100 gr. su eklenerek günde 2 defa içilir. (Suyla karıştırılan safran suyunun rengi portakal rengi olmalı.)
Sarımsak Aîîium sativum
Kanı temizler, akciğer, karaciğer, safra kesesi ve kalbi kuvvetlendirir. İl¬tihabı kurutur ve bütün hastalıkları yok eder. Atar damar kireçlenmesini, daralmasını ve tıkanmasını gidermesi için sarımsaktan daha iyi bir ilaç gös¬terilemez. Kurtları döker, tüberküloz bakterisi dahil zararlı mikropları, vi¬rüsleri ve parazitleri öldürür, tansiyonu ve ateşi düşürür, kanı sulandırır, işÂ¬tahı açar. Ateşli şişlikleri indirir, iltihaplı yarayı açarak iltihabın akmasına yardım eder. Yaradaki akıntıyı temizleyip yarayı kapatır,- kanı kolesterol¬den arındırır,- yüz rengini güzelleştirir,- salgı bezlerinin normal çalışmasını sağlar. Bağışıklık sistemini kuvvetlendirir, gen mutasyonlarına karşı direnci arttırır.
İçme suyunu değiştirmeye mecbur kalan insan, sarımsak yemelidir. Bu şekilde yeni suya alışma sürecini kısaltmış ve kolaylaştırmış olur.
v* Hızlı çöküntülerden kendini korumak isteyen yaşlı insanlar hemen he¬men her gün sarımsak yutmalı veya dövülmüş 3 diş sarımsağı bal şer¬beti ile içmelidir.

ğ Bir baş sarımsak + 10 tane taze yeşil zeytin + 1 tane orta boy havuç, 500 gr. su ile pişirildikten sonra ezilip süzülür. Bu su içildiğinde adet kanamasını söktürür, doğumdan sonra eşin atılmasını sağlar, karında su toplanmasına çok iyi gelir.
W Çiğ sarımsak yemek krampları yok eder, gazı giderir, adet kanamasını uyarır ve doğum sonrası eşin kolay atılmasını sağlar.
v Pişmiş sarımsak yemek, sesi ve boğazı temizler, öksürüğü yumuşatır ve çoğaltır, göğüs ağrılarını dindirir.
™ Bir baş sarımsak ince dövülür ve 500 gr. bal şerbeti ile karıştırılıp lav¬man yapılırsa yapışkan balgamı ve safrayı söktürür,- siyatik ağrılarını hafifletir,- kurtları düşürür.
y İyice dövülmüş sarımsak ateşli şişliklere (furunkul, karbunkul, romatiz¬malı eklem, emziren kadının göğsüne) sarılır, 2-3 saat bekletilip değişÂ¬tirilir. Deriyi yarar ve iltihabı akıtır.
v Rendelenmiş sarımsak yara ve mantar üzerine sarıldığında iyileşmesi¬ni sağlar, kafa derisine sürülürse, saç dökülmesini önler veya durdurur, bitleri öldürür.
W Buruna damlatılan sarımsak suyu nezleyi giderir. Kulağa damlatılırsa, patlamış kulak zarını iyileştirir, birleştirir.
W Günde 3-7 diş sarımsak yutmak, bağırsakların sağlığına ve çalışmasına çok faydalıdır.
y Bir baş sarımsak kabukları soyulmadan buharda veya pilav içinde pişi¬rilerek yenirse kurtların düşmesine yardımcı olur.
r Ağır enfeksiyonlu hastalıklara (verem, AİDS v.s.) yakalananların her sabah üç baş sarımsak dövüp ballı su ile karıştırarak içmesi tavsiye edi¬lir.
vğ Bir baş sarımsak dövülür, bir tatlı kaşığı öğütülmüş çemen otu ve bal ile iyice karıştırılıp macun haline getirilir ve her akşam ağrıyan eklem¬lere sürülür. Üzerine yağlı kağıt konarak bantlanır ve sabaha kadar bekletilir. Böbrek ve safra kesesi taşlarım eritmek için:
v 100 gr. limon suyu + 100 gr. zeytinyağı + 3 baş ezilmiş sarımsak + 50 gr. maydanoz yapraklarının sıkılmış suyu karıştırılır ve her akşam bu karışımdan 50 gr. içilir.

Sarımsaklı zeytinyağı
$ Bir cam kap içinde 200 gr. zeytinyağı ile 1 baş dövülmüş sarımsak ka¬rıştırılır, kapağı kapatılır ve buzdolabına konur. 24 saat sonra süzülür ve günde 30-50 gr. sarımsaklı zeytinyağı aynı miktarda limon suyu ile karıştırılarak içilir. Mideyi, bağırsakları ve karaciğeri temizler. Yemek ve salata üzerine de kullanılabilir.
Uykusuzluğa karşı
W 24 tane limonun suyu + 350 gr. dövülmüş sarmısak, bir cam kap için¬de, üzeri 3 kat bezle kapatılarak, oda sıcaklığında 1 hafta bekletilir. Sonra süzülüp buzdolabına konur, karışım bitene kadar sabah akşam l'er yemek kaşığı içilir. Karışım mükemmel bir damar açıcı ve temiz¬leyicidir. (Limon suyu yerine doğal sirke de kullanılabilir. "Sirke" bö¬lümüne bakınız.)
Hadisi Şerifte: "Sarımsağı yiyin, onunla tedavi olun, zira o yetmiş der¬de devadır. Eğer bana melek gelmemiş olsaydı, ben de onu muhakkak yer¬dim" (Hazreti Ali r.a.'dan) buyrulmuştur.
Uyan: Sarımsağın fazlası t>aş ağrısı yapar, gözlere zararlıdır.
Semizotu Paslirnaca sativa
Semizotu her şekilde tüketilebilir fakat en etkili kullanım şekli özsuyu-nu içmektir. Semizotu özsuyu, bağışıklık sistemini kuvvetlendirir, kronik rahim kanaması, basur kanaması ve akıntıları durdurur, bağırsak kurtlarını düşürür, böbrek, mesane, karaciğer ve dalak hastalıklarına çok iyi gelir.
Semizotu özsuyu siğillere sürülürse, siğilleri düşürür. Semizotu suyu içi¬lirse ve yılancığa pansuman yapılırsa, yılancığı yok eder. Ezilmiş semizotu ateşli şişliklere sarılırsa şişlikleri indirir. Semizotu suyu içilirse ve baş deri¬sine sürülürse, ateşi indirir ve baş ağrısını azaltır.
Semizotu haşlanır ve süzülmüş suyu ile lavman yapılırsa, bağırsak yara¬larını kapatır, kurtları düşürür. Yabani semizotu bahçe semizotundan daha kuvvetlidir. Böbrek hastalıklarına karşı yabani semizotundan daha etkili ilaç yoktur.

Sinameki Cassia akutifolla, Folium sennae
Cildi, saçları, gözleri parlatır, kanı temizler, mideyi ve kalbi kuvvetlen¬dirir, karaciğer tıkanıklıklarını açar, bağırsakları çalıştırır, idrarı çoğaltırır, ateşi düşürür, kireçlenmeyi önler.
Temel özelliği kalbi güçlendirmek olan sinameki, hekimler tarafından "muhteşem ilaç" olarak isimlendirilmiştir. Sinamekiyi çay olarak değil, yap¬raklarını öğütüp yutarak veya karışımlar halinde kullanmak gerekir. Mese¬la:
V 30 gr. sinameki + 15 gr. kekik öğütülür 15 gr. nane ile karıştırılarak, akşam yemeği üzerine yarım veya 1 çay kaşığı serpilir veya yemekten sonra su ile yutulur.
vğ Eşit miktarlarlarda sinameki, kişniş, kekik öğütülür ve akşam yemeği üzerine serpilir.
vJ Öğütülmüş sinameki balla karıştırılır ve yemekten sonra yarım veya 1 çay kaşığı yutulur.
v 1 çorba kaşığı öğütülmüş kimyon + 2 çorba kaşığı öğütülmüş çemen + 3 çorba kaşığı öğütülmüş sinameki + 3-4 limon suyu + 150-200 gr. zeytinyağı + 3 baş dövülmüş sarımsak iyice karıştırılır. Yemekle birlik¬te veya ekmek üzerine sürerek, günde 1 çorba kaşığı yenir. Bağırsakla¬rın düzenli çalışmasını sağlar.
& 1/3-1/2 çay kaşığı öğütülmüş sinameki yemekten sonra suyla yutulur veya aynı miktar sinameki yaprağı çiğnenerek yutulur.
Sinameki çayı da ara sıra kullanılabilir. Sinamekiyi sık kullanmak zorun¬da kalanlar onun çayını değil, öğütülmüş karışımlarını kullansalar daha iyi olur.
Miktarın ayarı kişinin bünyesine göre yapılır. Sinameki veya karışımla¬rını kullandıktan sonra, karın rahat olmalıdır. Sancı yaparsa veya bağırsak¬ları şiddetli çalıştırırsa dozunu azaltmak gerekir. Zaman zaman ara vererek ömür boyu kullanmak mümkündür.
Hazret-i Enes'ten (r.a.) nakledilen bir Hadis-i Şerifte "Bu üç şey her şe¬ye şifadır: sinameki, kimyon, çörekotu ..." deniliyor.
Sinameki müshil olarak kullanılacaksa yemekle birlikte veya yemekten sonra, genel tedavi için kullanılacaksa yemekten önce alınmalıdır.

Sirke
Elma, üzüm sirkesi
Sirke yapımı: Elmalar kabuklan ile yıkandıktan sonra doğranır, çekir¬dekleri atılır ve bir cam kavanozun yarısına kadar doldurulur. Sonra üzeri¬ni iki parmak geçecek kadar su koyulur. Maya olarak 1-3 kaşık elma sirke¬si konulur. Sirkenin keskin olması istenirse, 1 litre sirke karışımına 1 yemek kaşığı bal konulabilir. Ağzı sıkıca kapatılıp, güneş ışığı görmeyecek loş bir yere konulur ve bekletilir. Mayalı sirke yaklaşık 40 günde, mayasızı takri¬ben 1 ayda hazır olur. Sirke kokusu gelmeye başladığı zaman süzülerek, el¬maları atılır, sirke serin bir yerde saklanır. Sirkenin daha da keskin olması istenirse, her bir litre süzülmüş sirke için bir kaşık bal eklenip, ağzı sıkıca kapatılarak aynı yere konulur. İki-üç hafta sonra sirke hazırdır.
Çekirdekleri dışında elmaların tüm artıkları sirke için kullanılabilir. Ne kadar çok kabuk olursa, sirke için o kadar iyidir. Elma sirkesinin şifalı ol¬ması, sirkede bol miktarda bulunan potasyum ve elma asidine bağlıdır. Sir¬kenin tabiatı soğuktur. Sirke kaynatılarak soğukluğu azaltılır, aynı zaman- 97 da keskinliği artırılır. Metabolizmayı güçlendiren ve enerjiyi yükselten el¬ma sirkesi özellikle yaşlılar için faydalıdır.
Sirke hazma yardım eder, trombosit üretimini normalleştirir, koyu kanı inceltir, kansızlığı giderir, adetleri düzenler, damarları açar ve sinirleri ra¬hatlatır.
v Sirke başa sürülürse kepeğe, saç dökülmesine ve baş ağrısına iyi gelir.
W Egzama, uçuk, yılancık, sedefe sürülürse, iyileşmeyi sağlar.
vJ Sinameki ile birlikte kaynatılarak egzamaya ve yaralara sürülürse iyi¬leşmesini sağlar.
J Sirke içilirse, kananamaları durdurur, balgamı inceltir ve keser.
ğ Bir parça yün veya pamuk sirkeye batırılıp yeni oluşmuş eziğe koyu-lursa şişmesine mani olur,- eski yaraya koyulursa büyümesini durdurur,-morluklara pansuman yapılırsa morluğu geçirir, ateşle oluşan yanıkla¬ra koyulursa ağrıyı dindirir ve kısa zamanda iyileşmesini sağlar.
v Ateşli hastalıklarda zeytinyağı ile karıştırılarak başa sürülürse, baş ağ¬rısını dindirir, ateşli vücuda sürülürse, ateşi düşürür.

$ Şap. sirke içinde eritilip bununla ağız yıkansa, diş etlerini ve dişleri kuvvetlendirir, gargara yapılsa küçük dil şişliklerini alıp küçültür.
$ Evde sirke buharı ile buğu yapılsa, sinüsleri açar. Ilık olarak yudumla¬nırsa, kronik olan öksürüğü hafifletir, her tür zehirlenmeye iyi gelir. Suya katıldığında her tür suyu arındırır.
Elma ve üzüm sirkesi limon suyu yerine geçer.
Fakat sirkeyi devamlı içmek iyi değildir. 2-3 haftalık kürleri (her sabah 30-50 gr. sirke su ile içilir) 3-4 ay ara vererek yapmak gerekir.
Hz. Cabir'den rivayet edilen (r.a.) Hadis-i Şerifte: "Allah-ü Teala sirke yiyene iki melek memur eder. Yiyinceye kadar ona istiğfar ederler" buyrul-muştur.
Doğal elma ve üzüm sirkesi, sirke asidiyle karıştırılmamalıdır. Sirke asi¬di (sirke ruhu) ağır zehirdir, tüm organ ve sistemleri tahribata sürükler.
Soğan Aîîium cepa
Kuru soğan kuvvetli antiseptik maddeler içerdiği için, tüberküloz dahil bütün enfeksiyonlu hastalıklara iyi gelir. Sarılık hastalığını giderir, hayzı ve idrarı söker, safrayı açar, kan şekerini kontrol altına alır, kan dolaşımını ha¬reketlendirir, salgı bezlerinin normal çalışmasını sağlar, mideyi, bağışıklık sistemini ve bağırsakları kuvvetlendirir. Çiğ soğan doğal antimutajenlerin en kuvvetlisi olup, gen mutasyonlarına karşı direnci artırır.
Canı çiğ soğan yemek isteyenler onu mutlaka yemelidir. Bu, vücudun soğana ihtiyacı olduğunu gösterir. Sıhhatli kimse buna ihtiyaç duymaz. Sa¬rımsak ve soğanın kokusunu gidermek için karanfil, kakule, nane, maydo-noz ve anason çiğnenebilir, dişler misvaklanabilir.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) "Bir yere giden oranın soğanından yesin, o yerin hastalıklarından emin olsun" buyurmuşlardır. Ancak soğan veya sa¬rımsak yiyerek camiye gitmek doğru değildir.
(? Buruna damlatılan soğan suyu nezleyi giderir, gribi durdurur, baş ağrı¬sını hafifletir.
Q Kulağa damlatılan soğan suyu kulak iltihabını kurutur, baş ve diş ağrı¬larına, kulak çınlamasına iyi gelir.

v1 Çiğ soğanı kaya tuzu ile veya tuzsuz yemek mideyi, tükürük bezi ve lenf bezlerini balgamdan temizler, mideyi kuvvetlendirir, iştahı açar, tükürüğü arttırır.
CJ Su veya et suyunda pişirilmiş soğanı yemek, sarılık hastalığına çok iyi gelir.
@ Kabuklanyla fırında veya közde pişirilerek lapa haline getirilen soğan yanıkların, donmayla oluşan yaraların, çıkıkların, burkulmaların üzeri¬ne sarıldığında tedavi eder, furunkul gibi iltihaplı şişliklere sarılırsa, il¬tihabı dışarı atar.
v* Hayvan veya insan ısırığına veya yaraya, taze sıkılmış soğan suyu + tuz karışımıyla pansuman yapılır. Bu, yarayı enfeksiyondan korur, kısa zamanda yaranın kapanmasını sağlar.
Öksürük ve nefes darlığına karşı:
vğ Bir soğan ince kıyılır, 100 gr. bal ile karıştırılıp, 3 saat bekletilir. Son¬ra süzülür ve günde 3-5 defa 1 çorba kaşığı içilir. Veya
ğSo ğan suyu ve doğal bal eşit miktarlarda karıştırılıp sabah-akşam 50 gr. içilir.
Atar damarların progresif daralmasını durdurmak için:
V Filizlenmiş soğanın sadece iç kısmı alınır, dış kısmı atılıp, suyu sıkılır, aynı miktarda su ile karıştırılarak içilirse, farklı sebeplerden dolayı da¬ralmış olan atar damarları açar.
Böbrek iltihabına karşı:
vğ Hurma çekirdekleri kavrulduktan sonra öğütülür ve soyulmamış bir so¬ğanın içi oyularak doldurulur. Fırında pişirilir ve her gün bir adet ye¬nir.
Egzama için:
ğ Soğan suyu ve kekik suyu eşit miktarlarda karıştırılır. Egzama olan böl¬gelere sürülür. Veya v Soğan suyu ve elma sirkesi eşit miktarlarda karıştırılır ve egzamalı böl-

gelere uygulanır. Sirke ne kadar kuvvetli olursa o kadar iyi olur. Yuka¬rıdaki karışımla dönüşümlü olarak kullanılır. Göz hastalıkları için:
*' Yeni sıkılmış soğan suyu günde 1 -2 defa göze damlatılırsa gözü temiz¬ler, kuvvetlendirir ve yeni oluşmaya başlayan kataraktı eritir. Veya
ğ Soğan suyu ve bal eşit miktarlarda karıştırılıp göze damlatılırsa iltiha¬bı kurutur, damar tıkanıklıklarını eritir, göz tansiyonunu indirir, ayrıca katarakta çok iyi gelir.
Eski, iltihaplı yaralar için:
; 200 gr. havuç suyuna 30-50 gr. soğan suyu katılır ve sabah akşam içi¬lir, buna 20 ila 40 gün devam edilir. Kanı ve cildi temizler, yüz rengi¬ni güzelleştirir, mide ve bağırsak yaralarını kapatır, "barut yanığı"nı ("Endometriozis" bölümüne bakınız.) dışarı atmaya yardımcı olur.



[ gladyator blogu | Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun | arkadaşına gönder | 2024 okuma ]

 

Kullanıcı girişi

Gezilesiceler
  >>  Sohbet
  >>  Kan Bankası
  >>  DivX indir
  >>  Altyazı
  >>  Web Tasarım
  >>  Modifiyeli Arabalar
  >>  Kalibrasyon
  >>  Fatih Yasar
  >>  Turkey Holiday
  >>  ÅžÃ¶mine
  >>  Güzel Sözler

 

Kimler çevrimiçi
Şu an 0 kullanıcı ve 43 ziyaretçi çevrimiçi.

Son yorumlar

İçerik paylaşımı
Paylaşılmış içerik yayını