 |
Düzceli Mehmet
Üniversite başlıyordu, yepyeni öğrenciler,tertemiz kalplerle heyecanla gelmişlerdi sınıfa. İlk derse girdim ve her zaman ki gibi tanışma ile başladım. Öğrencilerim arasında diğerlerinden çok farklı, gözleri ışıldayan bir öğrencim vardı. Kulağında küpe, hip hop tarzı giyinmiş, uzun boylu, saçları uzun, 20 yaşların da biriydi. Tanışmayı bitirdik den sonra sınıfa; derslerin rahat ve sıkıcı olmadan geçmesi için herkesin fikirlerini anlatabileceği ama başkasının fikirlerine de saygılı olacağı bir ortam oluşturalım. dedim ve onlarda bana katıldılar. Kuralları okumaya başladım. Okuduğum kuralların beğenmediğiniz veya uygun görmediğiniz kısımlarını tartışarak değiştirebileceğimizi de söyledim. Mehmet söz almadan ayağa kalktı; âburası ilkokul mu? Burası üniversite ben buraya özgür yaşanabileceğini bildiğim için geldim. Ama siz kurallar söylüyorsunuz ve beni ilk günden buradan beni soğutuyorsunuzâ arada bir sınıfa bakarak kendisine destek arıyordu ama sınıftan ses çıkmadı. Devam etti â öyle değil mi arkadaşlar sizde bana katılıyorsunuz değil mi?â sınıfta başı örtülü bir genç kız söz istedi ve ayağa kalktı; âsen istediğin gibi giyiniyorsun istediğin yere girebiliyorsun ya biz başımızı açmak zorunda kalıyoruz bir çok yerde özgürlüğümüz kısıtlanıyor. Asıl bizim özgürlüğümüzü istememiz lazımâ başka bir erkek öğrenci sert bir tavırla; âher yerde kurallar vardır kurallar olmadan düzen olmaz öğretmenimiz çok haklı, kuralsız bir yerde ders göremeyiz.â Ben artık sakinleştirdim herkesi ve Mehmet i içinde bulunduğu durumdan kurtardım. Arkadaşlar herkesin düşüncelerine saygı gösterin. Dedim ve ilk ders bitti. Teneffüs de Mehmet yanıma geldi ve benden özür diledi sonra kendisini neden koruduğu mu sordu. Bende ona senin düşüncelerine katılmıyor da olsam sana saygı gösteriyorum dedim. Mehmet ile sohbet ettik. Mehmet e sordum nereden geldiğini ve neden bu üniversiteyi seçtiği. Mehmet aslında okumak istemediğini babasının okumaz isen parayı keseceğini söylemesi yüzünden okuduğunun söyledi. İnanç durumunu sordum. Allah ı, peygamberleri, melekleri ölümü inkar ettiğini anlattı. . İleri ki günlerde Mehmet ile uzun sohbetler yaptım. Mehmet i bir gün evime davet ettim, beraber yemek yedik. Konuşmaya başladım ve istediğim yöne çektim konuyu ve Mehmet artık soruyor ve merak ediyor bende ona sorularının cevaplarını risale i nur aracılıyla cevaplıyor bazen de aklımda kalanlarla onu tatmin ediyordum. Çok zeki ve iyi kavrıyordu. Olayları birbiriyle bağlıyordu hemen. Mehmet değişmeye başlıyordu, iman hakikatlerini anlamış ve geçmişteki boş geçen yıllarına Ağlıyordu. her gün kaza namazları kılıyordu. Eski asiliği yerini olgunluğa bırakmıştı. Mehmet okul bitikten sonra evine geri dönmüştü. Yaz tatili sürüyordu.
12 Kasım 1999 cuma günü saat 19.00' da meydana gelen düzce depreminin şiddetini öğrenince adeta içime ateş düşmüştü. Binlerce insanın "imdat" sesleri ve dehşetli çığlıklarını hayal etmek bile insani ürpertiyordu.Daha da önemlisi , Düzce'de çok sevdiğim ve çok saygı duyduğum arkadaşlarım ve dostlarım vardı. Bütün bunların yanında , Düzce'de benim için çok özel bir genç vardı, çok sevdiğim talebem , Düzceli Mehmet ... Onunla o kadar yakınlık içindeydik ki, o ailemden bir fert gibiydi. Düzceli Mehmet , deprem günü cuma namazından sonra beni aramıştı . Uzun uzun sohbet etmiştik. Derhal telefona sarıldım ama ulaşmak mümkün olmuyordu. Düzceli Mehmet'in çok ibretli , çok hazin ve çok anlamlı bir hayat hikayesi , bizlere defalarca göz yaşı döktürmüştü.
Deprem günü telefon gelmişti Mehmet Cuma namazını kılmış olduğunu söylüyordu. Ağlıyor ve sesi titriyor en sonunda kıldığı Cuma namazının çok farklı olduğunu söyledi çok zor söylemişti bunu. Anlatmaya devam etti. Nurani bir cemaat den bahsediyordu çok farklı kişilerin namaz kıldığını anlatıyordu. O farkında değildi ama ben anlıyordum ona müjde verilmişti⦠telefonu istemeye istemeye kapattı. Ben göz yaşlarımı tutamıyor ağlıyordum. 8 9 saat sonra arkadaşımda yemek yerken haberlerde DÜZCE'DE 7.2 ŞİDDETİNDE BİR DEPREM olduğu söylendi şok olmuştum. Telefonla ulaşmaya çalıştım ama imkansızdı. Günler sonra arama çalışmalarında Mehmet ve ailesini bulduk o şehit olmuştu hepsi namaz kılarlarken kurtuluşa ermişlerdi. ALLAH herkese böyle bir ölüm nasip etsin
Yazar: Halit ERTUĞRUL
|
 |
56 dakika 22 saniye önce
2 saat 28 dakika önce
5 saat 28 dakika önce
19 saat 1 dakika önce
19 saat 57 dakika önce
20 saat 5 dakika önce
20 saat 21 dakika önce
20 saat 23 dakika önce
20 saat 25 dakika önce
20 saat 26 dakika önce