"Bilerek mi yanına
almadın giderken
başının yastıkta
bıraktığı
çukuru
Beni senin gibi
bir de annem terk etmişti
ki göbeğimde durur onun yokluğundan
bana kalan
çukur..."
dediğinde Şair, dondu kaldı adam..
"Bir daha oku" dedi.. "İlk satırları bir daha oku.."
Okudu Şair..
"Bilerek mi yanına
almadın giderken
başının yastıkta
bıraktığı
çukuru.."
Ne güzel bir ifadeydi o..
"Başın yastıkta bıraktığı çukuru bırakarak gitmek.."
Güzeldi de, adamı bir başka vurmasının başka sebebi vardı.
Düş(me) ler../..aşk bitti
I
bugün bir şiir bile uğramadı yanıma
sana uğradı mı bilmiyorum
pencere kenarında yağmuru seyrettik yalnızlığımla,
balkona astığımız düşlerimizi içeri aldıktan sonra
kimsenin öğretmediği bir şeyi öğretmeni dilerdim../..ayrılırken
ama sen herkesin öğrettiğini yineledin
şimdi aşk../..inançlarını yitiren bir ayyaştır köprü altlarımda
deniz kabuklarından bir mumluk yapmıştım sana,
vermeye zamanım olmadı
şimdilerde içinde yakıyorum,
sesini duyuramayan kelimelerimin yorgunluğunu
Yargısız infazlardan,
daima kendini mükemmel, başkalarını kusurlu görenlerden,
kendine dair suçluluk duygularının acısını karşısındakinden çıkaranlardan,
canım derken can alanlardan,
bütünü gözden kaçırıp ayrıntılarda boğulanlardan,
gökteki yıldızlara bakmak varken gözlerini çöplükten ayıramayanlardan…
Yoruldum;
özgürlüğü sorumsuzluk sananlardan,
hayatı arsızca tırmalarken ödedikleri bedellerin ağırlığını kaldıramayıp kurban rolüne bürünenlerden,
Kime üzülürsün en çok? Fakire, hastaya, aptala, düşküne, şanssıza? Ben, yaşamı çok pahalıya gelenlere üzülürüm!
[b]İçinde aşk olmayan yaşam pahalıdır. Yaşamak, karşılığında mutlak bedellerin ödendiği bir serüvendir. Satın aldığımız bir mal gibi, hayatın da karşılığında belli bir ödeme yaparız.
Elinizde tutuğunuz yaşamın ne kadar işlevsel olduğu sorusu gündeme gelmelidir. Şu an, dün, yarın, hepsinin toplamında ortaya çıkan ömrünüz, gerçekten ödediğiniz fiyata değdi mi?
.Bir.
[center][b]Birgün sende anlayacaksın..
Kalabalıklardan kaçıp,
Dizlerini karnına kadar çekip ağlayacaksın..
İşte o an özleyeceksin..
Eski sevgilini değil,
Pili bitmiş oyuncak ayını..
Yanından ayırmadığın saflığını..
Sen de birgün anlayacaksın
Dizlerini karnına kadar çekip,
Çocukluğuna ağlayacaksın..
O küçük kız çocuğu değilsin artık..
Tel sarar kızıma tel sarar diyen babana
Benzemeyecek bazı erkeklerin gözleri
Ve özleyeceksin kendini
O küçük kız çocuğu değilsin artık..
Ama birgün sende anlayacaksın
[center][b]Öğrendim!
Bazen bir kaçıştır gitmek, bazen de yeni bir başlangıç Bazen hüzün ve gözyaşı doludur gidişler, bazen de sevinç ve heyecan
Gidersin bazen içinde olduğunu sandığın, aslında hiç olmadığın bir yürekten, eski bir dosttan, bir mevsimden, bir köpekten, bir evden, bir şehirden, bir ülkeden, bazen de kendinden ya da bazen bu dünyanın kendisinden
Uludag Üniversitesi Bahar
Şenlikleri'nde geçiyor olay.
Kalabaliktan uzak biR fakültenin
yakinlarindaydik.
100 metre ileriye bi helikopter indi.
Aletten biri
egilerek indi ve biR talebeye yaklasti.
Takriben 1
dakka konustuktan sonra adam
helikoptere bindi ve
tekrar havalandilar. Biz biraz
sasirdik noluyo diye.
Ama esas bomba o talebeye adamin ne
sordugunu
sordugumuzda inmist beynimize. Adam
adres sormus.
benden bu kadar.
-------------------------------------------------------
[b]Malum servis söförümüz sikışan
trafikte haraket
Dervişin biri,uzun ve yorucu bir yolculuktan sonra bir köye ulaşır.Karşısına çıkanlara kendisine yardım edecek,yemek ve yatak verecek biri olup olmadığını sorar.Köylüler kendilerinin de fakir olduklarını,evlerinin küçük olduğunu söyler ve Şakir diye birinin çiftliğini tarif edip oraya gitmesini tavsiye ederler.
Derviş yola koyulur,birkaç köylüye daha rastlar.Onların anlattıklarından Şakirin bölgenin en zengin kişilerinden biri olduğunu anlar. Bölgedeki ikinci zengin ise Haddad adında başka bir çiftlik sahibidir.
bir A4 kağıdı önünüze alın.bembeyaz ve boş...üzerinde hiçbir leke yok!
Bir Noktadır Aslında Herşey
şimdi:
bir kalem ile tam orta yere sadece bir nokta koyun!ve çekilin geriye bakın:
ne görüyorsunuz?
noktayı mı?
dikkatinizi nokta mı çekiyor?
A4 kapıdı ebatınca o beyazlık ve safiyet hiç nazarınızı celbetmiyor mu?
sadece nokta mı sizin ilgi odağınız?
insan A4 kağıdına benzer.
saf ve temiz büyük bir sathı vardır.
arada da kiminde az kiminde çok noktalar!
Ne yana dönsem başka bir duvara çarpıyor ruhum. İçinde sessizlik olan karanlık bir hüzündeyim. Önüm, arkam, sağım, solum sobe; saklanmayan aşık!
Ne varsa aşktan öte, boş şu dünyada! İçimi ısıtmıyor sevgisiz kelimler ve her şey yapışıp kalıyor odamın camlarına, içinde sevda olmayınca.
Zoru sevenler aşka gidiyor, kolayı seçenler de sözüm ona aşktan yana. Bir batıp bir çıkıyoruz, her tarafımız ilişkiler karmaşası. Düğümü çözebilen yok ama herkes başka bir ilmek geçiriyor sevginin boynuna.
[b]Nette tanışan iki genç arkadaş olurlar.
Zaman içinde sıkı bir dostluğa dönüşen beraberliklerini zedelememek için hiçbir zaman birbirlerini görmemeğe, fiziki özelliklerinden bahsetmemeye karar verirler.
İsimlerin, şekillerin olmadığı sadece ruhların derinliklerinden gelen en samimi duyguların dile getirildiği zaman ve mekan unsurlarından soyutlanmış bir birliktelik içinde sürer dostlukları.
Ve bir gün bakarlar ki birbirlerini tamamlayan iki varlık olmuşlar.
8 Mart günü Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanır. Bu gün kadınlar tarafından ve / ya da kadınlar için konferans, gösteri ve eğlence gibi çeşitli etkinlikler düzenlenir. Kadınlar arası dayanışma ve kadınların toplumdan beklentileri vurgulanır.
Kadınlara özgü bir günün var olması düşüncesi ilk kez, 26-27 Ağustos 1910’da Kopenhag’da düzenlenen Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansında ortaya atıldı ve kabul edildi. Bir çok ülkede her yıl kutlanmaya başladı. İsveç’te ise 1912 yılından itibaren kutlanmaya başladı.
Son yorumlar
1 gün 7 saat önce
1 gün 7 saat önce
1 gün 7 saat önce
1 gün 7 saat önce
1 gün 8 saat önce
1 gün 8 saat önce
1 gün 8 saat önce
3 gün 7 saat önce
4 gün 18 saat önce
4 gün 19 saat önce