"Yavuz Sultan Selim ile Şah İsmail'in arasının gergin olduğu bir dönem. Neredeyse Savaş patlayacak. Ama o devrin gereği karşılıklı hediyeler gidip gelmeye devam ediyor.
Güneydoğu ateş altındayken, Hatay ve İnegöl kaynamaya başladı. Şırnak’da Devlet adamları sokakta yürüyemiyor! Bu ateşin yayılması uzun zamandır planlanmaktaydı…
Yazmıştım, küresel güçler, kolay kolay pes etmeyen milletleri ‘yola getirmek’ için bölgesel savaşların ateşini yakarlar.. CIA istasyon şefi Paul Henze açıkca söylemişti:
Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar;
Onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar.
İçimde tüten birşey; hava, renk, eda, iklim;
O benim, zaman, mekan aşıp geçmiş sevgilim.
Çiçeği altın yaldız, suyu telli pulludur;
Ay ve güneş ezelden iki İstanbulludur.
Denizle toprak, yalnız onda ermiş visale,
Ve kavuşmuş rüyalar, onda, onda misale.
İstanbul benim canım;
Vatanım da vatanım...
İstanbul,
İstanbul...
Tarihin gözleri var, surlarda delik delik;
Servi, endamlı servi, ahirete perdelik...
Bulutta şaha kalkmış Fatih'ten kalma kır at;
ANNE..
İlk kundağın
Ben oldum, yavrum;
İlk oyuncağın
Ben oldum.
Acı nedir
Tatlı nedir... bilmezdin
Dilin damağın
Ben oldum.
Elinin ermediği
Dilinin dönmediği
Çağlarda, yavrum
Kolun kanadın
Ben oldum
Dilin dudağın
Ben oldum.
Belki kıskanırlar diye
Gördüklerini
Sakladım gözlerden
Gülücüklerini...
Tülün duvağın
Ben oldum!
Artık isterlerse adımı
Söylemesinler bana
'Onun Annesi' diyorlar...
Bu yeter sevgilim bu yeter bana!
Bir dediğini iki
Etmiyeyim diye öyle çırpındım ki
Adamın biri her zaman yaptığı gibi saç ve sakal traşı olmak için berbere gitti. Onunla ilgilenen ber...berle güzel bir sohbete başladılar.Değişik konular üzerinde konuştular. Birden Allah ile ilgili konu açıldı.
Berber: ” Bak adamım, ben senin söylediğin gibi Allah’ın varlığına inanmıyorum.”
Adam: ” Peki neden böyle diyorsun?”
...
Tüm İslam Aleminin Berat Kandili Mübarek Olsun.
Bu®ak©a
Sevr'in hayaleti Lozan'da ne arıyor?
Geçen haftaki 'Sevr'i tartışmaya açalım' önerime pek nazikâne(!) tepkiler yükseldi bir yerlerden. Hayretler içindeyim, demek okuyup inceleyerek değil, küfür ve tehdit ederek de tarih yazdırılabiliyormuş.
Demek şimdiye kadar bu işleri böyle yürütmüşler. Demek yakın tarih üzerindeki 'vesayet rejimi'nin bozulmasını sözüm ona bu 'demokratik' yöntemlerle engelliyorlarmış.
Ne zamandır siteye girmiyordum uykum kaçtı biraz nete takılayım dedi ellerim OKUBENİ’ye gitti iyikide gitmiş biraz baktım inceledim eskilere göz gezdirdim BURAKCA’nın çıkardğı Gazeteleri okudum, Canım kardeşim EĞİTİMCİ ile atışmalarımızı Sitenin neşelisi ECEHAN’ın bazı yazılarını baktım birkaç gez güzel tartışmıştık onlara göz gezdirdim
Yaşın kaç senin
henüz ondokuzum dan gün aldım
Onuda dün aldım.
bütün hayellere kandım.
hayat hep böyle sandım
yaşın kaç senin
yirmi dokuzdan gün aldım
onuda dün aldım.
yaşamayı şimdi öğrendim.
acı tatlıyı anladım.
yaşın kaç senin
otuzdokuzdan gün aldım
bilmem onuda ne zaman aldım.
kendimi hayatın boşluğuna saldım.
ne baharı yaşadım nede yazı
yokmu bu hayatın fireni
acil durumda çekecek sireni
bitmeyecekmi gidip de geleni
mutluluğun kıymetini bileni.
yaşın kaç senin.
cevdet altınışık
Bunları okuduktan sonra hıyara çok daha farklı gözle bakacaksınız!!!
Olağanüstü Hıyar
Bir süre önce bu bilgiler "The New York Times" gazetesinde yayımlandı.
1. Hıyar, günlük ihtiyacınız olan birçok vitamini içerir. Tek bir hıyarda Vitamin B1, Vitamin B2, Vitamin B3, Vitamin B5, Vitamin B6, Folik Asit, Vitamin C, Kalsiyum, Demir, Mağnezyum, Fosfor, Potasyum ve Çinko ihtiva eder.
"Bilerek mi yanına
almadın giderken
başının yastıkta
bıraktığı
çukuru
Beni senin gibi
bir de annem terk etmişti
ki göbeğimde durur onun yokluğundan
bana kalan
çukur..."
dediğinde Şair, dondu kaldı adam..
"Bir daha oku" dedi.. "İlk satırları bir daha oku.."
Okudu Şair..
"Bilerek mi yanına
almadın giderken
başının yastıkta
bıraktığı
çukuru.."
Ne güzel bir ifadeydi o..
"Başın yastıkta bıraktığı çukuru bırakarak gitmek.."
Güzeldi de, adamı bir başka vurmasının başka sebebi vardı.
kolay kolay unutulmuyorsa gerçek olandır.
insana "yapmam" dediği şeyleri yaptırandır.
adı hatırlandığında boğaza düğümlenendir.
en zor zamanlarda yanında olandır.
ayrılığı düşündüğünde gözden akan yaştır.
yakınında olsada özlemektir.
karşılıklıysa vazgeçilmez olandır.
gerçekse eğer yaşanabilcek en güzel duygudur.
platonikse acı çektirendir.
"ondan başkası olmaz" dedirtendir.
bittiğinde iz bırakandır.
ayrıysan geceleri uyuyamamaktır.
gözyaşlarını insanlardan saklama çabasıdır.
en büyük hataları affettirendir.
Yalnızlığın Bu Türlüsü
Yalnızlığın bu türlüsünü hiç yaşamadım ben. Oysa bu yalnızlığın ilacının sen oldugunu biliyorum. Elimi uzatsam tutacağını, kaygılarla dolu saatlerin bir anda yok olacağını biliyorum. Sandığın kadar güçlü değilmişim demek ki!
Öğle güneşinin sıcaklığı balkon demirlerine işlemişti.Serinlemek için balkonlara çıkan mahalleli güneş ışınlarını hesaba katmamış ve tatil günlerini keyif yaparak geçirememişti.Dışarıda top oynayan çocukların sesleri ve topun her sekişinde çıkardığı ''pat,pat'' sesleri apartmanların boşluklarında yayılıyordu.Serinlemek için tek çaremiz bakkaldan aldığımız meyveli buz olan ve şekli şemali değişik olan meybuz adındaki buzdu.Belirgin markaların aksine meybuz daha çok satılıyordu.Sayemizde mahalle bakkalı ve meybuz firması zengin olacaktı
Düş(me) ler../..aşk bitti
I
bugün bir şiir bile uğramadı yanıma
sana uğradı mı bilmiyorum
pencere kenarında yağmuru seyrettik yalnızlığımla,
balkona astığımız düşlerimizi içeri aldıktan sonra
kimsenin öğretmediği bir şeyi öğretmeni dilerdim../..ayrılırken
ama sen herkesin öğrettiğini yineledin
şimdi aşk../..inançlarını yitiren bir ayyaştır köprü altlarımda
deniz kabuklarından bir mumluk yapmıştım sana,
vermeye zamanım olmadı
şimdilerde içinde yakıyorum,
sesini duyuramayan kelimelerimin yorgunluğunu
Son yorumlar
1 gün 7 saat önce
1 gün 7 saat önce
1 gün 7 saat önce
1 gün 7 saat önce
1 gün 8 saat önce
1 gün 8 saat önce
1 gün 8 saat önce
3 gün 7 saat önce
4 gün 18 saat önce
4 gün 19 saat önce