 |
 Bill Clintonun Hayatı
Bu yazi oldukça ünlü birisinin ailesi ve çocuklugu hakkinda. Amacim büyürken onun yerinde olmanin nasil bir sey olabilecegini ve bunun getirdigi duygulari okura biraz olsun hissettirebilmek. Bu kisinin kimligini açiklamayi en sona birakacagim ki kisisel önyargilar ve tahminler onun tecrübelerine hükümsüz bir sekilde bakmaya engel olmasin. Ayrica biyolojik
ve sosyal faktörlerin kisilik üzerindeki etkisini gözlemlemek açisindan ilginç bir yasam öyküsü oldugu için okurlarla paylasmak istedim. Annesi bir hemsirelik ögrencisiydi. Güzel degildi ama abartili makyaji ve açik kiyafetleri ile tüm dikkatleri üzerine çekmeyi çok iyi biliyordu. Oldukça seksi, cilveli, flört etmeyi seven, dansa ve içkiye düskün biriydi.
Babasi ise gezici satis elemanligi yapmaktaydi. Çekici bir adamdi.
Degisik kentlerde kimisini hamile, kimisini bebekli olarak terkettigi pek çok sevgilisi ve karisi vardi. Hakkinda bazi bilgilerini gizli tutar, nereli oldugunu ve dogum tarihi ile ilgili konularda da yalan söylerdi.
Bir gün bir kiz arkadasini hemsirelik ögrencisinin çalistigi hastaneye getirmisti.Ilk kez orada karsilastilar. Ilk görüste askti bu; 2 ay sonra evlendiler. Ancak adam baska biriyle halen evliydi ki bu evliliklerini yasal kilmiyordu. Önceki evliliginin bosanma ile sonlanmasi bir sonraki yil gerçeklesecekti.
Tabi bunlardan kimsenin haberi yoktu. Dügünden bir kaç hafta sonra orduya çagrildi ve 2. Dünya Savasi'na katildi. O askerken genç gelin kendi anne ve babasiyla kaldi ve eglencelere katilip dans etmekten de hiç geri kalmadi.
Askerden dönüste kocasi ancak baska bir sehirde is bulabildi, o orada çalisirken gelin yine ailesiyle kalmaya devam etti. Gelecekleri parlak görünüyordu; bir bebekleri olacakti ve adam bir ev almaya çalisiyordu. Sonunda kendi evlerine tasinabileceklerdi. Böylece adam karisini yeni evlerine götürmek için yola çikti.
Ancak o gün kadin hayatinin en kötü haberini aldi. Hizli ve pervasiz araba kullandigi bilinen kocasi bir kazada hayatini kaybetmisti. Genç kadinin bütün hayalleri yikilmisti. Bir kaç ay
sonra ölen kocasinin adini verdigi bir oglu oldu. Bir yetim olarak dogmustu ve daha bebekken annesi onu anneannesi ve dedesi ile birakip okulunu bitirmeye baska bir kente gitti. Anneannelerin evinde hayat zordu. Anneannesinin seksi tavirlari tipki annesi gibiydi. Ayrica, sik sik çiglik çigliga bagrip küfürler ettigi, esyalari kirip döktügü öfke krizleri tutardi. Dedesi ise alkole siginarak tüm bunlara katlanan sessiz bir adamdi. Bu ortam bebek için dengesiz, güvensiz ve korku doluydu. Çocuk üç yasina geldiginde annesi hemsirelik okulunu bitirip eve döndü. Ayni yil frapan tarzi ve kadin avcisi kisiligi ile ilk kocasina benzeyen bir adamla evlendi.
Adam içki içiyor, kumar oynuyor ve sarhosken karisina ve üvey ogluna terör yasatiyordu. Kaderi, çocugu husumet dolu bir evden almis daha kötüsüne sürüklemisti. Aile kisa bir süre sonra genelevleri, kumarhaneleri, rüsvet yiyen yozlasmis politikacilariyla ünlü, bir zamanlar gangsterlerin popüler yeri olan bir kasabaya tasindi. Kasabanin havasi evdeki problemlere gaz
verdi. Anne artik sadece eglencelere gidip içki içmekle kalmiyor bir de kumar oynuyordu. Büyük ihtimalle karisina ihanet etmekte olan üvey baba ise onu sadakatsizlikle suçluyor böylece her gece çiglik çigliga kavgalar ediliyordu. Disardan bakildiginda sirin bir aile görünümü veriyorlardi:
Is adami bir baba, çalisan bir anne, akilli ve basarili bir çocuk. Çocuk daha on yasinda ailesinin adini korumak için disarda mutlu bir yüz takinmayi ögrenmisti. Evde anne-baba anlasmazligi gibi bir sorun oldugunda çocuklar kendilerini suçlarlar. Yani küçük çocuk kendisinin tüm bu kargasanin kaynagi olduguna inaniyor, onun için de herkesi memnun etmek için elinden gelen herseyi yapiyordu; Uslu bir çocuk ve iyi bir ögrenci oldu. Bu herseyden
sorumlu oldugu duygusu onu bir mükemmeliyetçi olmaya itti. Basarili olmak için duydugu baski korkunçtu. Her basarisizlik ise dünyanin sonu gibiydi.
Ona babalik yapan ve onu koruyup gözeten biri hiç olmamisti, ama o dokuz yasindayken dogan küçük kardesi için bir baba figürüydü. 14 yasina geldiginde üvey babasi annesini dövmeye baslamisti. 16 yasinda iken bir keresinde sarhos adam annesine makasla saldirmisti, delikanli annesini üvey babanin elinden kurtarip ona "Eger onlari istiyorsan, önce beni
geçmelisin"dedi. Adam makasi birakip delikanliyi dövmek için kemerini çikarirken, o annesini ve kardesini oturma odasina çekip kapiyi adamin suratina
kapatti.
Annesi adami bosayip ayni yil onunla tekrar evlendi. Delikanli buna çok kizmisti. Annesini bu adami neden geri aldigini bir türlü anlamiyordu.
Kisa bir süre sonra adam ölümcül bir hastaliga yakalandi. Artik evde, kendine aciyan zavalli bir figürden baska bir sey degildi. Bes yil sonraki ölümüne kadar karisi hep yanindaydi. Gencin hiçbir arkadasi ya da ögretmeni evde tüm bunlarin olup bittiginden süphe bile etmiyordu. Programinin izin verdigi kadar çok aktiviteye katilan hep ayni sosyal, basarili ögrenciydi.
Liseden ilk on arasindan mezun oldu ve üniversite okumaya baska bir sehre gitti.Okul harci ve yeme-içme masraflarini karsilamak için ayni zamanda yarim gün çalisiyordu. Oxford Üniversitesi'nde okumasini saglayan bir burs kazanacak kadar iyi bir derece ile mezun oldu. Oxford' dan döndügünde Yale Hukuk Okulu'na gitti, orada gelecekteki esi Hillary Rodham' la tanisti. 32 yasinda Arkansas Valisi ayni zamanda Amerika Birlesik Devletleri'nin en genç
Valisi oldu. 1992'de Bill Clinton baskan seçilmisti.
Onun hikayesi insanin gücünü kanitliyor, bununla birlikte genetigin,yetistirilme tarzinin ve çevrenin kisilik ve davranislar üzerindeki etkisini gösteriyor.
Kaynakça:
1. Jerome D. Levine, "The Clinton Syndrome"
2. Roger Clinton, "Growing Up Clinton"
3. Meredith L. Oakley, "On the Make, The Rise of Bill Clinton"
4. Elaine Landau, "Bill Clinton and His Presidency"
|
 |
5 saat 22 dakika önce
5 saat 23 dakika önce
5 saat 43 dakika önce
6 saat 7 dakika önce
6 saat 10 dakika önce
6 saat 11 dakika önce
7 saat 18 dakika önce
7 saat 52 dakika önce
8 saat 2 dakika önce
8 saat 17 dakika önce